|
Yönetim Kurulu Başkanı Sabahattin Toprak'ın da katıldığı bu özel kahvaltıda Başhekim Taner Kaya da bir konuşma yaptı. Taner Kaya konuşmasında,
''Tıbbın ilk insanla birlikte başladığı söylense de, genelde kabul görmüş olan ilk tıp büyüğü Asklepios’dur. Kendisinden ilk kez İlyada destanında Homeros bahsetmiştir. Asklepios Zeus tarafından tıp tanrısı ilan edilir. Tıp amblemlerinde yer eden, temeli doğu kültürüne dayanan ve tarihi M.Ö. 3000’ lere uzanan yılan figürü de, Asklepios ve O’nun asası ile bütünleşmiştir.
Asklepios sözcüğünün grekçe “Askalabos” sözcüğünden geldiği söylenir ki, bu da yılan anlamına gelir.Asklepios’un şifa veren gücünü yılandan aldığı söylenir.Yılanlı asası ile Asklepios tıp tarihinin önemli dönemeçlerinden birini tutan bir sembol olarak yerini almıştır.
Mitolojiden öte, yaşadığı kesin olarak bilinen ve hizmetleri sonucu tıbbın babası olarak kabul gören ise Hippocrates olmuştur. M.Ö. 460–450 yılları arasında Kos adasında doğan ve babası da doktor olan Hipokrat’ın tıbba katkıları ve getirdiği felsefe dünya tıp çevrelerince hâlâ kabul görür ve bu sebeple birçok ülkede hekimler mezun olurken “Hipokrat Andı” adı altında meslek yemini ederler.
Ülkemizde,Sultan II. Mahmut’un yenilikçi hareketleri sonucu, hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’nin de katkılarıyla batılı anlamda ilk tıp mektebi olan, Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire 14 Mart 1827 tarihinde kurulmuştur. '' dedi. Ve sözlerine şu şekilde devam etti...
İLK KUTLAMA 1919’DA
İlk tıp bayramı 14 Mart 1919’da, işgal altındaki İstanbul’da kutlanmıştır. Tıp mensuplarının bu işgal hareketine karşı verdikleri mücadele ve tepkiler, ülke tarihinde tıbbiyelilerin yurt savunma hareketi olarak yer edinmiştir. 1919 yılında tıbbiyelilerin yurt savunmasındaki hassasiyetini gösteren bu önemli hareket, daha sonraki yıllarda Türk bilim adamlarının tıp bilimine yaptıkları katkıların teşvik edildiği, buluşların ödüllendirildiği, hizmet sorunlarının tartışıldığı bir gün olarak her yıl 14 Mart'ta düzenli bir şekilde tıp bayramı olarak kutlanmaktadır. Bir yurt savunma hareketi ile başlayan 14 Mart Tıp Bayramı kutlamaları; temel özü fedakarlık olan tıp mesleği çalışanları tarafından sahip çıkılması gereken en önemli bir gündür. Aynı zamanda Mart ayında andığımız, 1915 Çanakkale Harbi'ne katılan kahraman Türk gençleri arasında tıbbiyelilerin de olduğunu unutmamalıyız. Çoğu gönüllülerden oluşan 2. Tümenle Çanakkale' ye giden tıbbiyelilerin hepsi şehit olmuştur. 1915 de Çanakkaledeki bu şehadet nedeniyle İstanbul Tıp Fakültesi 1921 yılında mezun verememiştir.
Tüm şehitlerimizi saygıyla anarken;sözlerimi Ulu önder Atatürk’ün şu veciz söylemiyle bitiriyorum: ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz!’
|