“70 Aileye seminere katılım Sertifikası verildi”
Çevre Ve Tüketici Hakları Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanlığı Toplumsal kalkınma, bilinçlenme, uzlaşma, barış ve mutabakat adına sürdürdüğü çalışmalarına “İşte Benim Ailem” adlı Eğitim semineri ile devam etti.
Uzman akademisyenler kanalıyla, Malatya, Nevşehir, Sakarya, Tokat, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Elazığ, Erzincan, Erzurum, İzmir, Tunceli, Erzincan, Diyarbakır, Bitlis, Bingöl, Karaman, Niğde, Aksaray, Antalya, Isparta, Burdur, Kırşehir, Çankırı, Bolu, Denizli, Bursa, Iğdır, Zonguldak, Kars, Kilis, Edirne, İstanbul, Mersin, Afyon, Adana, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Düzce, Yozgat, Mardin, Kırıkkale, Karabük, Kocaeli, Manisa ve Eskişehir illerinden katılım yapan ailelere ücretsiz olarak sunulan Eğitim seminerine katılım yapan 70 aileye törenle sertifikaları verildi.
Mersin’de ÇETKODER Genel Merkezi ana binasında gerçekleşen Eğitim Programına çocukları ile beraber katılım yapan ailelere ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş katılım sertifikalarını verdi.
ALİLE BAĞLARI ÖNEMLİ
Törende konuşan Göktaş “Aile bağları çok önemli. Bizim milletimizin örf ve adetleri ile çelişen uygulamalar, toplumsal bir kirlenmeye yol açıyor. Amca, teyze, abi, abla, dede, nene demek sanki suç sayılır oldu. Bu arada bilgi kirlenmesi de vahim durumda. Eğitimin temeli aileden geliyor. Bu nedenle aile bağlarının polisiye tedbirler ile ayakta tutulmayacağını bilmek lazım. Sizler her işi askıya alıp gelip burada eğitim programına katıldınız. Hem de minicik yavrularınızla beraber. Bu sizin ne denli eğitime önem verdiğinizi gösteriyor. Emeğinizin ve çalışmalarımızın aile bağlarımızı ayakta tutmasını, bu tip çalışmaların aile bağlarımızı daha da kuvvetlendirmesini umut ediyorum. Aldığınız eğitimle aile bağlarına daha etkin olacağınıza inanıyorum” dedi.
SADECE POLİSİYE TEDBİR OLMAZ
Göktaş, “Polisiye tedbirler ile aile bağları ayakta tutmak mümkün değildir. Bakın günümüzde teknoloji ve ona paralel yaşam tarzı çok değişti. Artık çocuklarımızı sadece okula göndermek ile iş bitmiyor. Ona cep telefonu alma ve yaşamını kolaylaştırmak için sunduğumuz nimetler işi çözmüyor. Onları takip etmek, onların yaşamının her alanında bulunmak, Okula giriş ve çıkış saatlerinde yanlarında olmak, Derse geç kalmış mı, girmiş mi girmemiş mi, derslerini asıyor mu, okulunu asıyor mu, sürekli takip halende olmalıyız” dedi.
OKUL İDARESİ, VELİ, YETKİLİ EL ELE OLMALIYIZ
Göktaş, “Bu uğurda okul idareleri ve yetkililerde bize yardımcı olmalı, el ele olmalıyız. Okul önlerinde işi gücü olmayan, OKULLA ALAKASI OLMAYANLARIN, serseri ve kılıksız tiplerin engellenmesini sağlamalıyız. Öğretmenleri ile sık sık görüşmeliyiz. Çocuklar derse iki saat girip üçüncü saat kaybolmamalılar. Bunun için idare ve aileler el ele vermeli sürekli takip etmeliyiz. Sınıf yoklaması her derste yapılmalı. O derste olmayanı öğretmen hemen idareye bildirmeli, idare ise aileye bildirmeli. Bu mutlaka yapılmalı. Çünkü uyuşturucu ve madde bağımlılığı ilkokullara kadar düştü” dedi.
TERÖR ÖRGÜTÜ SİNSİ ÇALIŞIYOR
Göktaş, “Terör örgütleri şimdi bu yolu kullanıyorlar. Özellikle kırsal alanda, dar çevrede bulunan garip gurebanın çocuklarını aşılıyorlar. O çocukların kanına giriyorlar. Uyuşturucu denen illeti önce bedava verip çocukları alıştırıyorlar. Sonrasında soyuyorlar. Ve çocukların geleceği ile oynuyorlar. Aman! Çocuklarınızı çok sıkı takip ve kontrol edin. Kendi hallerine bırakmayın. Sık sık çantasını, kitabını, defterini, kıyafetlerini, eşyalarını kontrol edin. Eğer cilatin, folya, çubuk, küçük şeffaf pet boru gibi şeyler gördüyseniz takibe alın, araştıran, sürekli denetleyin. Okula gidiş saatinden önce çocuğu bırakmayın. Mümkünse kendiniz götürün Nasılsa servis alıp servis getiriyor demeyin. Çocuklarda sizden bizden uyanık… Servis zamanı ortaya çıkıyorlar, diğer zamanda okuldan kaçıyorlar. Neticede çocuk olduklarını unutmayın. Onlar bizim geleceğimiz” uyarısında bulundu.
DENETİMLİ SERBESTLİK DENEN OLAY OKULLARDA UYGULANMAMALI
Göktaş, “bakın kantinlerde sabıkalı insanların çalıştığı ortaya çıktı. Olmamalı. Hiçbir şekilde sabıkası olan bir kişi Okul kantininde de, okul servis araçlarında da çalışmamalı. Çok sıkı denetlenmeli. Orası okul. Orada minik bedenler geleceğe hazırlanıyor. Ayyaş, berduş, ahlaksız, hırsız, üçkâğıtçı, fuhuş, uyuşturucu, kapkaç gibi suçlardan sabıkası olanın orada ne işi var? Engellenmeli. Ayrıca uygulamada bir denetimli serbestlik denen hadise var. Yani adam yâda kişi suçlu bulunuyor denetimli serbestlikten bırakılıyor. Onu alıyorlar Okulda, resmi kurum ve kuruluşların emrinde çalıştırıyorlar. Böyle şey olur mu? O kişi okulda çocukların olduğu ortamda çalışabilir mi? Çalışırsa ne olur? Kötü örnek olur. Ayrı yeten bu kişilerin devlet dairelerinde de çalışması doğru değil. Bunların daha ciddi, daha kontrollü alanlarda, zarar vermeyecekleri bir şekilde çalıştırılmaları lazım. Kesinlikle okullardan uzak tutulmalıdırlar” dedi.
DERS ÇALIŞMAYA ARKADAŞIMA GİDİYORUM
Göktaş, “Ben bugün arkadaşımda kalacağım, ders çalışacağım işi doğru değil. Ders çalışacaksa otursun evinde çalışsın. Bakın arkadaş seçimi insanı kötü yola sevk eder. Arkadaşıma gidiyorum diyor siz takip etmiyorsanız yandınız. O da yandı. Ama o bu işin farkında değil. Sorumlu sizsiniz unutmayın. Bakın kötülük, fenalık, ahlaksızlık, şer işlerin tamamı kol geziyor. Resmen örgüt olmuşlar, örgütlü çalışıyorlar. Çocuklar için binlerce tuzak kurulu. Çocuklar arkadaşları ile anlaşıyorlar birbirlerinin annesi babası oluyorlar. Sonra hiç umulmadık yerde polise asayiş birimlerine yakalanıyorlar. İsterseniz annemi babamı arayın haberi var diye de utanmadan numara çekiyorlar. Polis gencin verdiği numarayı arayıp konuşuyor, karşısındaki arkadaşı… Okul arkadaşı. Polis yutmuyor. Ama ya yutarsa? Ne olacak? Okul saati bir genç parkta, çayırda, deniz kenarında, alış veriş merkezinde, umulmuyacak alan ve mekânda ne işi var? Lütfen takip edin. Çocuklarınız anne ve babası olduğunuzu unutmayın” dedi.
TOPLUMUN HER KESİMİ EL ELE VERMELİYİZ
Göktaş, “Bu çağda çocuklarımız için en önemli tehdit unsuru. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı dediğimiz o illet husus. Resmen örgüt gibi çalışıyorlar. Bu işi sadece kolluk kuvvetlerine bırakmayalım. Biz aileler başta olmak üzere, Valisi, emniyet müdürü, jandarma komutanı, devletin tüm idarecileri, okul müdürleri, öğretmenler, camideki imam, esnaflar el ele vermeliyiz. Ortak çalışmalı ve ortak hareket etmeliyiz. Suç ve suç örgütlerine karşı mücadeleyi birlikte sürdürmeliyiz” dedi.