|
Bursaspor Kulübü eski başkanlarından Recep Günay ile kongre üyelerinden Ahmet Toprak'ın, genel kurulun iptali istemiyle açtığı dava, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde karara bağlandı.
Mahkeme kararında, şöyle denildi: “Davacıların davasının kabulü ile davalı derneğin 9 Haziran 2009 tarihli genel kurul toplantısının tüm sonuçlarıyla iptaline, karar kesinleştiğinde Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesi gereğince derneğe kayyum tayini için tarafların görevli mahkemeye başvuruda muhtariyetlerine dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen tefhim kılındı.” Bursaspor Kulübü'nün karara 15 gün içinde itiraz hakkının bulunduğu bildirildi. Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen genel kurula, oy kullanma hakkı bulunan 1514 üyeden 1061'i katılmış, başkan İbrahim Yazıcı, 619 oyla güven tazeleyip, yeniden başkanlığa seçilmişti. Diğer başkan adaylarından Osman Çelik 240, Lemi Keskin ise 147 oyda kalmıştı. ONLAR ŞAMPİYONLUĞUMUZU BİLE DAVA EDER'
BURSASPOR Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı, yaptığı açıklamada 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin geçen yılki kongrenin iptal etmesine değindi, “Davayı açanlar Bursaspor’un şampiyonluğunu bile dava ederler“ dedi.
Başkan İbrahim Yazıcı, bugün basın mensuplarına bir yemek verdi. Yemekte basın mensuplarının sorularına da cevap veren Başkan Yazıcı, Bursaspor’da en uzun dönem başkanlık yapan kişi olduğunu hatırlattı. Verdikleri sözün hep arkasında durduklarını belirten Başkan Yazıcı, şöyle devam etti: “Her zaman zirve takımı olmak için mücadele ettiğimizi iddia ettim. Bunu da başardım. Bu şampiyonlukta herkesin emeği var. Sizlerin de emeği var. O günlere döndüğümüz vakit Bursaspor, borç batağındaydı. Bu borç batağı öyle bir bataktı ki 5 milyon dolar temlik vardı. Arazimiz var. Üzerinde 67 tane icra vardı. Bankaya para yatıramıyorduk. Bunlarla karşılaştık. Böyle günlerden geçtik. Göreve gelmeden kısa süre önce Bursaspor’da para almadıkları için futbolcular antrenmana çıkmamıştı. Bursaspor tarihinde bir ilkti. Böyle bir dönemdeydik. Sonra, teknik kadroyla, arkadaşlarımızla iyi bir uyum içinde çalışmanın neticesini şampiyonlukla aldık. Bundan daha büyük bir mutluluk olabilir mi? Şunu da biliyorum ki herkes mutlu. Biz bu sene öyle bir şampiyonluk elde ettik ki, herkes için bir şey konuşuldu. Tüm Türkiye’nin desteklediği şampiyonluk. Türkiye’nin her yerinde kutlamalar yapıldı. Şampiyonlukta iddialı olan Fenerbahçeliler bile, (Siz olduğunuz için üzülmedik) dediler.“ Şampiyonluklarının sadece Bursa açısından değil, Türkiye futbolu tarafından da unutulmayacağını vurgulayan Başkan Yazıcı, bunları yaparken popülist davranmadıklarını, çok az konuştuklarını, gazete sütunlarında televizyonlarda boy göstermediğini hatırlatırken de şöyle konuştu: “Birine söyleyip, birine söylememek doğru değil. Dolayısıyla suskun kaldım. Ama bu konuşma özürlülüğü değil tabi. Ben her zaman her yerde, her platformda cevap verebilecek kadar hem medeni bir insanım, hem de donanımlıyım. Tabi bu işi yaparken bir uyum gerekli. Bu iş bir kişinin başarısı olamaz. Ben bu işin başıyım ama bu kadro çok geniş. Bu herkesin başarısı.“ “BURSA'DA SENARYOLAR EKSİK OLMUYOR”
Kulübün 9 Haziran 2009'da gerçekleştirilen genel kuruluyla ilgili açılan davanın sonuçlanması ve alınan iptal kararıyla ilgili açıklamalarda da bulunan Başkan Yazıcı, bu konuda şunları söyledi:
“Buraya gelirken öğrendim. Bursa’da senaryolar eksik olmuyor. Kongre sürecini başlatmak istiyorlar. Bununla ilgili de mahkeme karar vermiş. Ne kadar sürer bilmiyorum. Ama şunu söylemek istiyorum. Burada sizlere çok büyük görev düşüyor. Ben bugün varım, yarın yokum. Bakın Bursaspor’da bir birlik beraberlik yakalanmış, karşılığında şampiyonluk gelmiş. Buraya gelmek ve burada kalmak çok zor. Bursaspor, en büyük şehir kulübü. Eğer Bursaspor bu zirve mücadelesinde devamlılığını sürdürürse ki bu sene en önemli senesidir, bu sene herkes şampiyonla karşılaşacağını biliyor. Bursa’da maalesef Bursaspor’u karıştırmak isteyen, buradan nemalanmak isteyenler var. Ben eminim ki bırakın bugünkü mahkemeyi, bunlar ellerinde olsa Bursaspor’un şampiyonluğunu bile dava ederler. Onun için ne diyeyim.“ “TRİBÜNLERE OYNAMADIK”
Geçen yıl Bursaspor tarihinde ilk defa Maliye Bakanlığı müfettişlerinin kulübü incelediğini, bu incelemelerin 3 ay sürdüğünü de açıklayan Başkan Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kimler inceledi görmedim, tanımıyorum. Tabii 3 ay sonra çıkan raporda her şeyin doğru olduğu rapor edildi. Ben bunların tamamen bir kasıt üzerine olduğunu söyleyebilirim. Biz ne gibi süreçlerden geçerek buraya geldik. En son, şampiyonluk havasına girildi, sonunda da ipi göğüsledik, sonra stat konusu ortaya çıktı. Daha önce gerekli müracaatları yaparak izinleri aldık. Eğer biz bu izinleri almasaydık ve biz bu stadı ne pahasına olursa olsun yapacağız, demeseydik Bursa'da hiç bir şekilde Şampiyonlar Ligi maçları oynanamazdı. Bu ayıp da ne olurdu, bilmiyorum ama hiç hoş olmayan şeyler olacaktı. Gece gündüz çalışarak bugün bu stadı bırakın Şampiyonlar Ligi’ni lig maçlarına yetiştireceğiz. Stadımız bittiği gün çok güzel bir karar aldığımızı hep beraber göreceğiz. Biz tribünlere oynamadık. Laf üretmedik iş ürettik. Allah’a çok şükür neticesini de şampiyonlukla aldık.“ “ŞAMPİYONLUK PRİMİNİ BURSA ÖDESİN”
Başkan Yazıcı, “Şampiyonluk primi neden açıklanmıyor?“ sorusuna cevap verirken şöyle dedi:
“Tabiki ciddi bir şampiyonluk primi vermemiz lazım. Ama Bursa sanayisiyle turizmiyle büyük bir şehir. Böyle bir şehre vicdan olarak marka olarak büyük bir değer kattığını biliyoruz. Dolayısıyla, şimdi bir çalışma yaptık. Önümüzdeki günlerde Bursaspor’un şampiyonluk öyküsünü de içine alan bir kitap çıkaracağız. Tüm Bursa’ya dağıtacağız. Ondan gelecek gelirleri havuz yapacağız. Bu şampiyonluk primini Bursalı ödemeli, diyorum. Ödeyeceklerini de tahmin ediyorum. Bazı rakamlar konuşuluyor. Bakın bir Guiza’nın bedeli Bursaspor’un neredeyse geçen sene tamamıydı. Biz şimdi Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağız. Burada oynamanın bir bedeli var. Herkes transfer, diyor. Alıyoruz ama, bazı şeylerden ağzımız yandı biliyorsunuz. Hata yapmamak için dikkatli davranıyoruz. İyi diye alıyorsunuz maalesef olmuyor. Bizde geçen sene hiç kimsenin beğenmediği Tadeu, kendi ülkesinde harikalar yaratıyor. Eğer vizyonunuz zirveyse bunun bedelinin karşılığı ciddi bir finansman. Onun için tüm Bursa’nın bu işe sahip çıkması lazım. Bizim herşeyimiz şeffaf. İnanıyorum ki Türkiye liglerindeki en şeffaflardan biriyiz. O bakımdan medya olarak da sizlere de bu işte görev düşüyor. Bursaspor’a bir katkıdır. Şampiyonluk primini Bursa ödesin.“ “STATTA TEL ÖRGÜLERİ KALDIRACAĞIZ”
Önümüzdeki yıllarda yeni bir stadın yapılacağını da sözlerine ekleyen Başkan İbrahim Yazıcı, İzmir'in bunu 20 yıl önce yaptığını, seyirci profillerinin önceki senelere göre çok farklı olduğunu anlatırken de şöyle konuştu:
“Fair play ödülü almak Bursaspor için rüya gibi bir şeydi. Bunu daha önce birine söyleseniz gülerlerdi. Ama oldu. Demek ki insanlar iyi yönlendirilirse bu da olabiliyormuş. Şimdi yeni statta tel örgüleri kaldıralım mı, diye düşünüyorum. Risk ama düşünüyoruz.“ Transferle ilgili yöneltilen soruyu da yanıtlayan Başkan Yazıcı, bu konuda şunları söyledi: “Transferle ilgili 2 tane önemli sayılacak eksik var. Artık haftada 3 maç oynayacağız. Dolayısıyla kadro zenginliğine ihtiyacımız var. Bununla ilgili çalışmalarda 2 transferi gerçekleştirdik. Onun haricinde ufak transferimiz var. Sanıyorum bu günlerde 2 tane daha olur ve bu işi kaparız. Ama en önemli transferimiz, kadromuzu korumaktı. Tüm kadroyu koruduk. Bu da iyi bir transfer.“ “DAVAYI ESKİ BAŞKAN GÜNAY AÇMIŞ”
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davayla ilgili açıklamalarda bulunan Bursaspor Kulübü Hukuk işlerinden sorumlu yöneticisi Öztürk Yazıcı ise şunları söyledi: “Davayı, 2009 yılındaki genel kuruldan 1 ay sonra Bursaspor’da bir dönem başkanlık yapan Recep Günay açmış. Duruşmalara girdik. 75 TL ödemedikleri için bir grubun tüzüğümüz gereği üye kayıtları silinmişti. Dava buydu. Şöyle bir hukuki durum var. Üyelik aidatı ödenmemesi nedeniyle dernekten bir üye ihraç edildiği zaman eğer tüzüğünüzde bu belirtiliyor ise burada genel kurulun onay kararına ihtiyaç yok. Savunmalarımızı yaptık. En son 1 klasör evrak götürdüm . Hiç bir endişemiz yoktu. Bilirkişi bile (Usulsüzlük yok) diyordu. Davanın reddini bekliyordum. Ama böyle bir karar çıktı. Sıradan bir davaydı. Danıştay'da kesinleşirse o zaman saygı duyarım. Şu an saygı duyma mecburiyetinde değilim. Yargıtay denetimi diye bir şey var. Bazı kararlar, ders maiyetinde geri gönderiliyor. Bizi fiilen etkileyen bir durum yok. Hukuki süreç devam ediyor. Belki de aslında yeni başladı. Hukuki savunmamız yaptık. Kimsenin kapısına gitmedik.“ (dha) Kaynak: Radikal.com.tr |