Hemen her gün yeni bir saldırı ve şehit haberi almaya devam ediyoruz.
Bu nedenle toplantımızın başında tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Bu gün yaşanan acıların bir daha yaşanmamamsı için öncelikle acıların sebebini iyi tahlil ve tespit etmek gerekir.
AB-ABD-İSRAİL üçlüsünün dizayn etmeye çalıştığı yenidünya düzeninin bölgemize, özellikle de Türkiye'ye biçtiği rol artık herkesçe bilinen bir gerçek.
Sonradan bütün Afrika'yı da içine alacak şekilde revize edilen Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Türkiye'ye hazırlanan elbise, batının jandarmalığıdır.
Saadet Partimizin bütün uyarılarına rağmen, ülkemizin stratejik kurumları yabancıların eline geçmiş ve bunun için pek çok yasal ve idari düzenlemeler yapılmıştır.Ve maalesef bunun sonucunda istedikleri zaman devleti ve milleti tehdit edebilir hale gelmişlerdir. Bütün bunları yaparken aslında ölüm fermanımızı yazdığımızı biliyorduk. Bu anlamda yaptığımız tüm uyarılar “artık Türkiye’nin küresel bir aktör olduğundan bahisle” ve bizim bilmediğimiz şeylerin olduğu iddia edilerek reddedildi.
Oysa bizim uyarılarımız bu günün değil tarihin ispat ettiği gerçeklerdi.
Yılanla aynı çuvala girersen yılan seni ısıracaktır. Bunun başka bir sonucu olmaz.
Bu gün itibariyle Türkiye;Tüm ekonomik kararlarını IMF ve küresel güçlerin istediği şekilde tanzim etmiştir.Sınırlarımız dışında atacağı tüm askeri adımlar NATO nun himayesine verilmiştir.Dış politikamızın yönünü PENTAGON ve BÜRÜKSEL tayin etmektedir.
İstihbari kaynaklarımız MOSSAD ve CIA ya bağlanmıştır.Sosyal ve kültürel yapımızı AB tanzim etmektedir.
Ve en acısı askeri ekipman ve teçhizatlar İSRAİL in inisiyatifine bırakılmıştır. Son 10 yılda İsrail’e 5 milyar dolardan fazla para ödenmiş ancak ne tanklarımız modernize edilmiş ne f16 ‘lar modernize edilmiş ne de insansız istihbarat uçakları teslim edilmiştir.
Ve maalesef tanklarımız, savaş uçaklarımız, radar ekipmanlarımız tel-aviv izin vermeden hareket edemez hale gelmiştir.
Bu nedenle devletin hiçbir alanda irade kullanacak hali kalmamıştır.
Bu gün itibariyle bırakın küresel aktör olmayı yavaş yavaş küresel oyuncak olma tehlikesiyle karşı karşıyayız.
Ve ne yazıktır bu kadar acı yaşanmaya devam ederken siyasi irade meseleyi duygusal konuşmalar ve hamaset nutuklarıyla geçiştirmektedir.
Çünkü Hükümet meseleyi sadece soyut bir taşeronluk tartışmasına indirgemiştir. Bu mesele bunların kimin taşeronu olduğunu "millet biliyor" demekle geçiştirilemez. Millet biliyor ama bunu iktidarında bilmesi ve bunlara karşı ne yapacağını deklare etmesi gerekiyor.
Üzülmek, duygusal konuşmalar yapmak, hamasi nutuklar atmakla bu saldırılar bitirilemiyor. Eğer iddia edildiği gibi Türkiye uluslararası aktör ise bunu burada göstersin ve başbakan masaya yumruğunu vursun. Ve görelim bakalım dostlarımızdan kaçı yanımızda yer alacak.
Bu gün karanlığa sövmekten başka bir şey yapmıyoruz. Oysa iktidar etmek karanlığa sövmeyi değil bir mum yakmayı gerektirir.
Bu gün günü birlik kavgaların yapılacağı gün değildir. Çok önemli ve ciddi adımlar atmak zorundayız.
Bunun için vakit geçirilmeden;
Ekonomik, askeri ve siyasi özgürlüğümüzü yeniden kazanacak adımlar atılmalıdır.
Terörü besleyen tüm kanallar kesilmelidir.
Apo nun parti genel başkanı gibi davranması ve örgütü yönetmesi mutlaka önlenmelidir.
Tüm askeri araç ve ekipmanları üretebileceğimiz bir alt yapı derhal oluşturulmalı ve bunun için yeterli kaynak ayrılmalıdır. Yani kendi uçağımızı ve kendi tankımızı üreteceğimiz bir savunma sanayi kurulmalıdır.
Ekonomik ve sosyal adımların yanında manevi eğitime ağırlık verilmelidir.
Terör suçu yeniden düzenlenmeli ve idam cezası yeniden uygulanmalıdır.
Sembolik bile olsa sayın başbakan Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığını bıraktığını açıklamalıdır.
Kısaca söylemek gerekirse;“Bütün milletimizi yasa boğan bu hain saldırıyı gerçekleştirenlerin bir an önce yakalanması en büyük temennimizdir. Ancak daha önemlisi bu terör şebekesinin arkasındaki karanlık güçlerin ve uluslararası terör siyasetçilerin deşifre edilmesidir. Son saldırıların zamanlaması; terör örgütünün, ülkemiz ve coğrafyamız üzerinde sinsi emelleri bulunan bir takım karanlık güçlerin taşeronluğunu yaptığını açıkça ortaya koymaktadır. Amaçlarının ülkemizin barış ve esenliğini sabote etmek, huzur ve güvenliğini bozmak olduğu açıktır. Ancak bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki; bu kirli terör siyasetini sürdürenler hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklardır. Devletimizin terörle mücadele konusundaki sarsılmaz iradesi ve milletimizin engin sağduyusu buna izin vermeyecektir. Bu hain eller bilmelidir ki milletimiz kıyamete kadar bu topraklarda kardeşlik içerisinde yaşayacaktır.”
Ve bütün dünya şunu bilmeli ki; bu oyunu aklıselim kürtler ve türkler birlikte bozmalıdır ve bozacaktır”dedi.
Kaynak: Gundemmedya.com