Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Yazı Karakteri Boyutu:
   
Dünyayı Da Dize Getirdiler
12 Temmuz 2010 Pazartesi 00:53
İniesta attığı gol ve rakibine gösterdiği kırmızı kartla finalin oyuncusu seçildi
İspanya dünyanın en iyisi... 'Matadorlar', 2010 Dünya Kupası finalinde Hollanda'yı uzatmayla giden maçın 116. dakikasında Iniesta'nın attığı golle mağlup ederek tarihindeki ilk Dünya Şampiyonluğu'na ulaştı. Portakallar üçüncü kez finalde kaybederken mücadelede 9 sarı, bir de kırmızı kart gösterildi. İberyalılar böylece Avrupa Şampiyonluğu unvanının yanına Dünya Şampiyonluğu'nu da eklediler. Bu sonuçla ahtopot Paul'ün tahmini bir kez daha tuttu .
 
BAĞIŞ ERTEN
 
Maçın başında, ne ‘total İspanya’ umurumda, ne de Hollanda’nın Mourinho’vari oyunu. Galeano’nun rahle-i tedrisine uygun olarak sadece güzel hikâyeler dileniyordum. Ne demişti Valdano o meşhur 1986 çeyrek finalinde? “Maradona bütün İngiliz defansını ipe dizip golü attıktan sonra ben topu kaleden alan adamdım. Böylece o sahnenin bir parçası oldum. Bu Van Gogh’un bir resminde rol almak gibidir.” Bu tip bir masal bu finalde de çıksa fena mı olurdu? Oysa maç daha çok Sun Tzu’nun ‘Savaş Sanatı’nı andırıyordu, ki o kitapta bile sanat savaşa galebe çalar. Böyle güzel bir kupaya bu tip bir finali reva görmeselerdi ki keşke. Hele de Hollanda. O şanlı tarihe ayıp olmadı mı? Kaybederken bile yakışıklı kaybetmek varken nedir bu yani! Neyse ki iniesta var, ahtapot Paul var, futbolun bu turnuvada bizi hiç yalnız bırakmayan adaleti var.

İlk hamle beşte Ramos’la geldi. Onun artçısı da Villa’nın volesiydi. Bütün bunların maçın kümülatif etkisini İspanya’ya kaydırıyordu. Hollanda’nın buna cevabı sert oldu. Metafor olarak değil, bildiğiniz sertlikten bahsediyoruz. Bu yüzden ilk yarım saat sadece faul ve sarı kart izledik. 37’de Portakal renkli korner organizasyonu ve 45’te direk dibine giden Robben şutu ile bağladık koca devreyi. Keyfi az, faulü bol, ‘kemiksiz’ süresi sınırlı bir ilk yarıydı. Takımların bu versiyonu çöpe atıp ikinci yarıda yeni bir sunum hazırlamasından başka bir umudumuz kalmamıştı.

48’de kornerden gelen topa Capdevilla dokunsa karşılaşma yepyeni bir formata dönerdi; olmadı. İspanya’nın oyun inisiyatifi de, Hollanda’nın akılcı pres tuzağı ve sarı kart pahasına sertliği de sürüyordu. Oyun biraz olsun lezzet kazansa bunu da göz ardı ederdik. Ama henüz yaprak kıpırdamıyordu. Ta ki 62’de Robben’ın kaçırışına dek. Sneider’in muhteşem pasını gole çeviremedi Van Gaal’in öğrencisi.

Maç biraz olsun gevşedi böylece. Yanış anlaşılmasın, kartlar yine uçuştu ama heyecan da bir tık arttı. 70’de Navas’ın harika kesmesine Villa iyi vursa, ya da 77’de Ramos’un kafası ağları bulsa sadece skorbord değil tarih de değişirdi. Ama Hollanda vatan-millet-Amsterdam savunmasına çoktan geçmişti. Sneider son adam oldu, Robben sol beke yardım eder hale geldi. 83’te istedikleri kontrayı buldular ama Puyol yüzünden dengesi bozulan Robben son hamleyi yapamadı. Bunlar sonuç vermeyince uzatmalara kaldık. İyi de oldu, çünkü iki ekip de bize daha fazlasını sunmak zorundaydı. Öyle de yaptılar.

Uzatmalarda İspanya akın akın gelmeye başladı. 92’deki penaltı itirazı, ardından 95’te Fabregas’ın kaçırdığı, 99’da Iniesta’nın tereddütlü vuruşu, 100’de Navas şutu... herhangi biri gol olabilirdi ama kader en güzelini onlara sundu. Son 10 dakikada 10 kişi kalan Hollanda’nın direncini sahanın en incecisi İniesta kırdı. Sanki ilk dakikadan itibaren penaltıların soğuk giyotinini isteyen Portakallar kalakaldı. Tarih yazmak uğruna geleneğini reddeden Hollanda’ya revayı hak oldu doğrusu. Tarih ne olursa oynamaya çalışan İspanya için şapka çıkartacaktır.

NOT: Vuvuzela’ydı, oydu buydu derken şımarıklık ve huysuzlukla başladığımız kupa, bize nefis sahneler, muhteşem öyküler sundu. Artık insaniyet namına onca borcumuzun yanı sıra, Afrika’ya bir de gönül borcumuz var. Bu sebeple, FIFA ve sponsorlar karlarına kar eklemeden önce Afrika’ya iki gıdım bir şey yapmalı. Yoksa koca kıtanın ahını alacaklar.

FİNALDEN NOTLAR
* 2010 Dünya Kupası’nda final maçından önce düzenlenen kapanış töreni renkli görüntülere sahne olurken Johannesburg’daki Soccer City Stadı’nda düzenlenen törene Eski Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela'da katıldı. Ayrıca 'Invictus' filminde Mandela'yı canlandıran Morgan Freeman da maçı izleyenler arasındaydı. Dans ve ışık gösterileriyle başlayan ve turnuvadaki maçlardan görüntülerin de sahaya yansıtıldığı törende dünyaca ünlü Kolombiyalı pop şarkıcısı Shakira da Dünya Kupası için özel olarak bestelenen 'Waka Waka' adlı parçasıyla izleyenleri coşturdu. Törende Grammy ödülü kazanan Ladysmith Black Mambazo grubu 'Rain, Rain, Beautiful Rain', şarkısını söyledi. Törende ayrıca Güney Afrika Başkanı Jacob Zuma ve İspanya Kraliçesi Sofia gibi isimler de vardı.

* Final maçı başlamadan önce bir klasik gerçekleşti ve Jimmy Jump sahaya girdi ancak güvenlik görevlileri Jump'ı hemen dışarı çıkardı. Seramonide ise Sepp Blatter ve Güney Afrika Başkanı Zuma hakem ve iki takım oyuncularına tek tek başarılar diledi.

* Final maçının hakemi 38 yaşındaki İngiliz Howard Webb, Dünya Kupası finali yöneten en genç hakem oldu.

* Hollanda sahaya 1'den 11'e kadar olan forma numaralarıyla çıktı. Böylece 1954 finalinden beri ilk defa bir takım sahaya bu şekilde çıkmış oldu.

* İspanya kupayı kazanarak bir istatistiği de tarihe gömdü. Kupada şimdiye kadar hiçbir takım ilk maçını kaybettikten sonra mutlu sona ulaşamamıştı. Ancak Matadorlar, Güney Afrika'daki ilk karşılaşmasında İsviçre'ye 1-0 yenilse de zafere ulaştı.

* İspanya, bu galibiyetle Hollanda'nın 25 maçlık yenilmezlik serisine nokta koydu. Eleme grubunda 'sekizde sekiz' yapan Portakallar, Güney Afrika'da da 'altıda altı'yla finale uzanmıştı. Ayrıca İspanyollar Del Bosque döneminde oynadığı 33. maçta 31. galibiyetini aldı. İspanya sadece Konfederasyonlar Kupası'nda ABD'ye 2-0, 2010 Dünya Kupası'nda da İsviçre'ye 1-0'la boyun eğmişti.

*  İspanya, tarihinde ilk kez kupaya uzanırken 'Şampiyonlar Kulübü'nün de yeni üyesi oldu. Kulübün diğer üyeleri şöyle: Brezilya (5 kez), İtalya (4 kez), Almanya (3 kez), Uruguay (2 kez), Arjantin (2 kez), İngiltere (1 kez) Fransa (1 kez).

* 'Kahin ahtapot Paul'un, kupadaki bütün tahminleri tuttu. Paul, finalinde İspanya'nın, Hollanda'yı yeneceğine işaret etmişti.

* 2010 Dünya Kupası’nın 'Altın Ayakkabı' ödülü Alman Thomas Müller'in oldu. Final maçına 5'er golle gelen üç oyuncudan ikisi, Hollandalı Wesley Sneijder ve İspanyol David Villa finalde rakip ağları sarsamayınca, kupa boyunca daha fazla asist yapan (3 asist) Müller, bu ödülün sahibi oldu.

Kaynak: Radikal.com.tr
 
 
Bookmark and Share
Bu haber toplam 213 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    Anket
    Bursa il ve ilçelerinde hangi dalda yarışma düzenlenmesini istersiniz?
    Dans
    Tiyatro
    Ses
BELMAN AYDOĞAN
Uzm.Dr M.Ali Çelebi
Tüm Yazarlar
    İnegölde vatandaşlar su, emlak ve benzeri borçlarını, artık T-Belediye telefon hizmeti aracılığı ile sorgulayıp, ödeyebilecekler.
    BUGİAD BAŞKANI ALİ FUAT ER, BURSA’YI ‘MARKA KENT’ YAPABİLME DOĞRULTUSUNDAKİ HİZMETLERİNDEN DOLAYI BAŞKAN ALTEPE’YE TEŞEKKÜR ETTİ.
    Linkler
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
bursabolgegazetesi.com© 2007-2008,Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve Yayınlanması Yasaktır