Köfteci, AKP’li kadrolar tarafından hazırlanan Anayasa Paketi’nin katılımcı demokrasi kurallarına uymadığını iddia ederek şu görüşlere yer verdi;
“Bu Anayasa Paketi, ülkemizdeki siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmalarının bir ürünü değildir.
Yine bu teşebbüs, bugün fiilen yürütülen ‘Başbakanlık Rejimi’nin hukuki kılıfını hazırlama gayretidir. Bu nedenle, DP mensuplarının referandumda Anayasa Paketi’ ne “Hayır” oyu vermeleri kaçınılmazdır.
Türkiye’de, 1961 yılından beri referandum yapılmaktadır. İlk referandum, 27 Mayıs 1960 İhtilalinden sonra gerçekleştirilmiş, halkımız, referanduma sunulan anayasa metninin içeriğinden habersiz olduğu için, Türk seçmenine 1961 Anayasasıyla birlikte Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’a verilecek olan idam cezası, peşinen onaylattırılmıştır.
• 12 Eylül 1980 İhtilalini yapan askeri yönetim de, hazırlatmış olduğu 1982 Anayasası ile ihtilal liderinin Cumhurbaşkanı seçilmesini halkoyuna sunmuş, Türk seçmeninin yüzde 92’ si bu referandumda ‘Evet’ oyu vererek, ihtilal liderini Cumhurbaşkanı, ihtilal kadrosundaki komutanları da yeni oluşturulan ‘Cumhuriyet Konseyi’ üyeliğine seçmiştir.
• Aslında Türkiye’deki referandumlarda sandık başına giden halk, neye oy verdiğini bilmemekte veya o konu ile meşgul olmamaktadır. Hâl böyle olunca, referandum, halkın sırtında bir yük ve devlet içinde büyük bir külfettir. Bu nedenle anayasa değişiklikleri referandum ile yapmak, halkı yorar ve şaşırtır.
• AKP iktidarı, tek başına hazırladığı ve TBMM’deki çoğunluğu ile kabul ettiği Anayasa Paketi’nin, 1980 darbesinden sonra hazırlanan Anayasayı ortadan kaldırmak amacı güttüğünü ileri sürmektedir. Oysa, 1982’den bu yana söz konusu Anayasa, TBMM’de, parlamentodaki siyasi partilerin mutabakatı ile 17 defa değişikliğe uğramış, dolayısıyla, o anayasadan günümüze sadece bazı kırıntılar kalmıştır. Sonuç olarak, AKP’nin, ‘Darbe anayasasını ortadan kaldırıyoruz’ iddiası, propagandadan öteye geçmeyen ve halkı aldatmaya yönelik bir teşebbüstür.
• Yine aynı Anayasa Paketi’nde 12 Eylül 1980 darbecileri için yargılanma yolu açılacağı söylenmektedirler. Bu da bir başka aldatmacadır. Çünkü o konu da zaman aşımına uğramıştır. Sonuç olarak, 12 Eylül darbecilerinin yargılanmaları bugün hukuken mümkün değildir.
• AKP, bu Anayasa Paketi’ni halkoyundan geçirirse, bugün fiilen yürütülen ‘Başbakanlık Rejimi’nin hukuki kılıfını da hazırlamış olacak, bundan sonraki aşamada ise gizli ajandasını açacaktır.
• AKP’nin Anayasa Paketi, ulus-devlet, üniter devlet ve laik devlete karşı bir yapılanma gayretidir. Bir başka ifadeyle, ‘bir devlet,birden fazla millet’ e doğru gidişin birinci kilometretaşıdır.
• Türkiye’nin geniş katılımlı,Parlamentoda çoğunluğun mutabakatı ile hazırlanacak demokratik bir anayasaya ihtiyaç vardır.O nedenle,Demokrat Parti,sadece bir parti tarafından hazırlanan Anayasa Paketi’ni Türkiye’nin Anayasası olarak kabullenmediği için referandumda ‘Hayır’ oyu verecektir.”
Kaynak: Karacabeyhaber.com