|
Radikal gazetesi istihbarat servisi muhabirlerinden İsmail Saymaz ve kültür-sanat editörü Şenay Aydemir, patlama sırasında Taksim'de yaşananları şöyle aktardı:
İsmail Saymaz - Şenay Ademir / RADİKAL
İsmail Saymaz: “İzin günümdü. Bu yıl 20’ncisi başlayan TÜYAP Kitap Fuarı’na gitmek üzere evimden çıktım. Taksim Meydanı’ndaki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünden Beylikdüzü’ndeki fuar alanına otobüs kalkıyordu. Saat, 10.20 sularıydı. Süslü Saksı Sokak’ta bir yerde oturup çay söyledim.
Gazetemi okurken; ben, diğer masadakiler, bütün bir sokak, patlama sesiyle irkildik. Ne olduğunu kavramaya çalışırken, 4-5 el silah sesi duyuldu. Bulunduğum noktadan, Taksim’e doğru koşturan kalabalığın içerisine ben de katıldım. Fotoğraf makinemi çıkarıp meydana yöneldim. Meydana girmek üzereyken, üç kadın polis koşarak sokağa giriyordu. Biri ağlıyor, diğer polis ise “Üzerinden kan akıyor!” diyordu. Hemen Taksim’e bakan bir Simit Sarayı’nın balkonuna çıkıp fotoğraf çekmeye başladım. O an gördüğüm manzara şuydu: Su Deposu’nun önündeki çevik kuvvet noktasında, zırhlı polis aracının giriş kapısının hemen yanında, et yığınına dönmüş bir ceset vardı. Ortalık kan revan içindeydi. Yanı başında, bir küçük tüp duruyordu. Cesedin sağ tarafındaki polis aracı ise tahrip olmuştu. Şenay Aydemir: “Saat ayarlamasının kurbanlarından birisi olarak Taksim Meydanı’na vardığımda saat 10.30’u biraz geçiyordu. Otobüsten inince ortalık siren sesleriyle dolmaya başladı. ‘Merak’ içerisinde meydana doğru ilerleyen kalabalığa karışarak ne olduğunu anlamaya çalıştım. İlk bulduğum polis memurundan birkaç dakika bomba patladığı bilgisini aldım, daha fazlasını o da bilmiyordu. Yerde hareketsiz halde yatan bir erkek bedeni ve hareket halinde yaralılar vardı. Bazı polis memurları bölgeye yaklaşmak isteyenlerle tartışıyordu. On dakika içerisinde onlarca ambulans, polis ve itfaiye aracı meydana geldi. Bu durum hızlı bir refleksmiş gibi görünse de gereğinden fazla bir yığılmaya işaret ediyordu. Bir anlamda ‘kontrolsüz bir güç’ yığılması söz konusu oldu.
Kaos ortamı Polis fotoğraf makineleriyle bu trajik olayı ‘ölümsüzleştirmek’ isteyen insanları uzaklaştırmak için daha geniş bir çember kurmayı 20 dakikadan sonra gerçekleştirdi. Bölgedeki otellerde kalan turistlerin yüzünde endişe okunurken, İstanbullular da merak hâkimdi. “ Kaynak: Radikal.com.tr
|