|
Ulu önder Atatürk, 5 Aralık 1934’te, Türk kadınını ve ülkemizi daha ileri bir seviyeye taşıyabilmek için kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasını sağlamış, Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarlarından olan kadınlara, siyasi arenada koltuk sunmuştur. Atatürk’ün bu devrimi ile Osmanlı toplumunda yaşamsal ve sosyal açıdan hak ettiği değeri alamayan kadınlarımız, erkeklerle eşit olarak hem yaşamsal hem sosyal hem de siyasal yaşama somut bir şekilde katılım hakkı elde etmiştir.
Bir çok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınına tanınan seçme ve seçilme hakkı tanınmasını sağlayan Atatürk, daha önceleri nüfus sayımında toplama bile dahil edilmeyen kadınlarımızı, çağdaş, demokratik, laik Türk toplumunun temel yapı taşı olarak önemli bir konuma taşımıştır.
Türk kadınını şeriat zincirinden kurtaran Atatürk, seçme ve seçilme hakkını daha sonra Medeni Kanun ile taçlandırılmıştır. “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyen Atatürk, Türk kadınına hem yol göstermiş hem de güvenmiştir.
DSP olarak biz de Türk kadınına güveniyor ve onun her alanda üstün başarılar elde ettiğine, edeceğine inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Atatürk’ün dediği gibi, ‘Kadını ihmal eden bir toplum gelişemez, ilerleyemez’. Bülent Ecevit’in 5 Mart 2001’de söylediği ‘Türk kadınının her işte, meslekte kendini üstün başarıyla kanıtlaması, tüm ulusumuz için kıvanç kaynağıdır” sözleri de bizim için büyük önem taşımaktadır.
Fırsat eşitliği, DSP’nin önde gelen ilkelerinden biridir. Yaşamın her alanında olması gerektiğine inandığımız için siyasette de yüzde 50 kadın kotasını koymuş bir partiyiz. Kadınlarımızın siyasette aktif ve etkin olabilmeleri, bilgilerini, kültürlerini, deneyimlerini siyasi arenaya taşımaları, ülkemize önemli değerler katacaktır. Bu nedenle kadınlarımızı, ülke yönetiminde söz sahibi olmaları için aktif siyasete katılmaya, ülkemizi daha da ileriye taşımaya davet ediyor, kadınlarımızı çağdaş seviyeye ulaştıran Atatürk’ü bir kez daha minnet, saygı ve sevgiyle anıyoruz.
|