SP İlçe Teşkilatı ile ilgili son zamanlarda gazete sütunlarında sıkça yayınlanan haberleri farketmişsinizdir.
SP İlçe Teşkilatı hemen hemen hergün bir etkinlikle adını duyuruyor.
Öncelikle gazetecilerin görevi neyi görüyorsa onu yazmaktır,
Ne eksiği, ne fazlası…
Seçim zamanlarında sıkça yazabilme fırsatı buluyorduk,
Ak Parti, Anavatan Partisi, CHP, MHP, SP, bugünün DP’si…
Çok açık olacağım,
Birçok partide özel günlerde gösterdikleri çaba dışında bir şey görmek mümkün değil.
Maalesef ki yurdum insanının kaderi haline gelmiş,
Seçim arefesinde tüm partiler dökülürler meydana, al sana şu vaat,
Al sana şu imkan, al sana da bunlar…
Klasik seçim manzaraları.
İsteyen bir güzel üzerine alınmalı…
Seçim zamanı kapılar ardı ardına açılıyor da,
Seçim yokken kapılara kilit vurmakta nedir?
İşte bu zihniyetlere de vatandaş bir gün,
Seçim sandığına kilit vurarak yanıt vermiştir, verecektir de…
Hemen altını çizmekte fayda var,
Dedikodu ve şer odaklarının yer yer kol gezdiği Orhangazi’de,
Şimdi bunları yazınca bana da yakıştırma yapma heveslileri de çıkabilir.
Altını çiziyorum,
Neyse o…
Türkiye siyasetinin içinde bulunduğu klişelerden arınması şart,
Sabit beyinlerinde…
SP İlçe Teşkilatı son aylarda fitili ateşledi.
Hemen hemen her gün bir etkinlikle adlarını duyuruyorlar.
Güçlerini de, 29 Mart Yerel Seçimleri’nde oylarını %600 arttırmış olmalarına,
Dolayısıyla önümüzdeki seçimlere kadar ciddi bir çalışma yürütmeleri halinde zafer elde edecekleri inancına bağlıyorlar.
Önceki akşam Yıldız Düğün Salonu’nda gündeme gelen birçok mevzuyu yer yer gazete sütunlarında birçok kez değerlendirdik.
Ancak, SP İlçe Teşkilatı’na fikren katılamadığım bir noktanın altını çizmek istiyorum.
Daha öncede söyledim, yine söylemekte yarar görüyorum,
Orhangazi Belediyesi’nden kısa sürede sıçrama beklemek, kanaatimce uygun bir yaklaşım değil.
Zira borçla gemi yürümüyor…
Biliyoruz, lafla da gemi yürümüyor ancak,
Borçlu bir belediyeden de bir yıl süre zarfında “Haydi babam uçur bizi” yönünde yatırım beklemek yanlış…
Biraz önce dediğim gibi,
Gazeteci gördüğünü ve emin olduğunu yazmakla mükelleftir,
Bardağın ‘SÜREKLİ DOLU TARAFINA BAKMAK YA DA SÜREKLİ BOŞ TARAFINA BAKMAK’ kimseye yarar sağlamaz.
“GÖRDÜĞÜNÜ, EMİN OLDUĞUNU VATANDAŞA OBJEKTİF AKTARABİLMEK” topluma yararlı olanıdır, ve kendine de…
BORÇLARI KAPAMA YOLUNDA…
Orhangazi Belediyesi’nin borçları kapama yönünde adımları hızlandı.
Bamesa yanındaki arsanın satışı ve ek gelir elde yönünde yoğun çaba hakim.
Belediye Başkanı İsmail Tartar geçtiğimiz süreçte sıkça dile getirmişti;
“Önce borçları ödeyeceğiz”…
Bu yönde de ardı ardına adımlar geliyor.
Bamesa yanındaki arsa…
Gönül isterdi ki bu arsa hiç satılmasın,
Gönül isterdik ki Orhangazi ovasında 10 bin m2 civarında arsa tarıma kullanılsın,
Sanayi arsası nitekim bulunur…
Ancak arsanın geçmişine bakmakta fayda var.
Geçtiğimiz dönem belediyesinde sanayi arsasına çevrilen arazi,
Sanayi dışında kullanılamıyor,
Geri dönüşü yok.
Haliyle ya satılıp gelir elde edilecek, ya da durduğu yerde kaderini bekleyecek.
Deyim yerindeyse, belediye borçlarının kapanması için herkesin gözü kulağı bu arsadaydı.
Olmadı, dün ki ihalede alıcı çıkmadı, şimdi gözler 15 gün sonrasında yeni ihaleye çevrildi.
Lunapark oluşturulması üzerine Tuna İlköğretim Okulu yanındaki arsanın kiraya verilmesi ve benzeri çalışmalar,
Orhangazi Belediyesi’nin borçsuz günler iple çektiğini gösteriyor.
Eğer hedefler tutarsa öyle gözüküyor ki,
Orhangazi Belediyesi 2010 yılının ikinci yarısına borçlarının önemli bir kısmını kapamış olarak girecek.
Böyle olursa İsmail Tartar’lı belediye dönemi yeni bir sürece girer.
Bir gazeteci olarak gözlemlediğim kadarını söylemek gerekirse,
Tartar’da borçlu süreçten adeta yaka silkiyor.
Diken üstünde kurum yönetmek…
Tartar bugünlerde onu yaşıyor.
Zira, her cepheden “Borçlar nedeniyle yatırım yapılmıyor, bahane bunlar” gibi açıklamaların gelmesi için istemeyerek açık kapı bırakılıyor,
Borçlu bir belediye ile.
Belediye hizmetlerini negative edecekler için borçlar bir sebep niteliği taşıyor.
Tartar’da bu gibi sebeplere meğil vermemek için çaba gösterip, düze çıkmak zorunda.
Tartar göreve geldiği günden bugüne kadar, yani yaklaşık olarak bir yıllık süreçte, sıkça borç edebiyatı ile ilişkilendirildiği aylarda boş durmadı aslında.
Asfalt malzemesi firmalarının belediyeye asfalt vermediği süreçte,
Orhangazi sokaklarına asfalt kazandırılmasının önünü açtı.
Bu ve benzeri adımlarla Tartar, “Hiçbir şey yapılmadı” diyeceklerin önünü kesti.
Ancak belli bir yere kadar, yeterli mi bunlar?
Tabiki değil ancak, olmayınca da olmuyor, hep birlikte görüyoruz…
Şimdi gözler borçların kapatılmasında,
Orhangazi Belediyesi’nde borçların kapatıldığı gün ki (en kısa sürede olmalı), yeni bir sayfa açılmalı.
Bu sayfanın hemen sonrası da,
“Biz artık birikim yapacağız” olmamalı.
Dört bir yandan gelirler elde edilip, belediyenin önü açılıp, aynı zamanda;
Az zamanda çok işe kucak açılmalı…
Hoşçakalın…
Yorum: Adem GİDEN