Bugün ne siyasete, ne ekonomiye, ne gündelik konulara, ne de diğerlerine…
Elim hiçbirine gitmiyor,
Şöyle salındıkça geriye,
Bakalım ne söyler, ne söylerse iyi söyler;
Yüreğimden kalemime,
Sular seller gibi akarcasına hislerim…
İnsan bu,
Şekilden şekile girer.
Yeri gelir tanırsın, yeri gelir tanıyamaz…
Sıvazlar sırtını dost dediğin,
Birlikte içip birlikte yediğin,
Vurur sırtından dost dediğin,
Can dediğin,
Yar dediğin…
Bir garip hayat,
Her yaşında;
Görünüşü gibi, ruhu da farklı,
İnsan dediğin…
Günü gününe uymaz insanın,
Mekanı da…
İznik Gölü’nde ayrı, Gürle Dağı’nda değişik celallenir.
Bir de şehir maymunları;
Üçe beşe bakmayan…
Meydanı’ndan tutunda vurun dağa çayıra,
Alabildiğinde cirit atar, zevkle oynar;
Üç maymunu…
Alma günahını insanlığın Adem’im,
Yok mu bunun iyisi?
Haşaaaaa, ayır onu kenara;
Bak sen çürük cevizde neler var neler…
İnsan bu, melekte oluverir,
Kelekte…
İnsan bu…
Nefret ettirirler,
Yüzüne gülüpte arkandan sövenler,
Nefret ettirirler,
Dikene gül, güle diken diyenler,
Nefret ettirirler,
Menfaatperestler,
Nefret, nefret ve yine nefret…
Herşey bir anlık nefesten ibaret,
Aşk çıkmaz, hayal; huy çıkmaz ama,
Can çıkmaz mı bedenden?
Ah bunu düşünmez misin sen.
Düşünseydin, böyle mi,
Böyle mi olurdu bu düzen…
İnsan bu, bir bakmışsın meleeeek, bir bakmışsın kelek…
Pislik çukuru, iyiyi oynar bilerek,
Arkandan nefretle, yüzüne gülerek…
Gördün mü giderken yanına alanı,
Sevabı sağından karı, zararı solundan yalanı,
Ne söylerse doğru söyler, ardından kalanı…
İnsan bu, bir bakmışsın meleeeek, bir bakmışsın kelek,
İnsan bu…
Yorum: Adem GİDEN