Yeni bir internet haber sitesinin yepyeni bir köşesinden tüm okurlarıma selam olsun.
Bu güzel aydınlık ve ılık günlerde hayatınızdaki güneşlerin hiçbir zaman batmaması ve günlerinizin her zaman aydınlık, düşüncelerinizin ve hayatınızın duru bir güzellikte olacağı harika günler yaşamanız ve paylaşmamız dileklerimle selamlıyorum sizi.
Okula ilk başladığımız zamanlarda ilk derslerde tanışma olurdu. Kendimizi anlatırdık. Benimkisi de yeni bir haber sitesinde ilk yazım olacağına göre bugüne kadar beni tanımamış, adıma rastlamamış olanlara kendimi kısaca tanıtacağım. İnşallah zamanla sizlerden gelecek mailler ve yorumlarla- hatta organizasyonlarımızdaki katılımlarınız sırasında- sizleri de tanımam mümkün olur.
Aslında liseden beri birçok hikaye yazmış ve kitap taslakları hazırlamış olsam da, 2006 yılında bitirdiğim ve şansımı denemek için yayınevlerine gönderdiğim ilk kitabım olan “Bez Bebek” ile adımı okurlara duyurmaya başladım. Öncesinde editörlük yapıyor olsam da adım, basılı kağıtlarda yer almıyordu. İlk olarak Bez Bebek’in kapağında gördüm adımı. Sonra da sizlere ulaştım bu romanımla.
Her ne kadar adı 2007 Temmuz ayında dizi adı olarak da kullanıldığı için farklı konuları anlatan bir başka eserle karışsa da bugünlerde benim engelli bir genç kızın yaşam mücadelesini konu aldığım Bez Bebek’imin de ne kadar duyulmuş ve kimlere ulaşmış olduğunu görünce mutluluk duyuyorum. Hele “kitabınızı okudum.” diye başlayan yorumlar yok mu… Yazdıklarımın okunduğunu ve yorumlar yapıldığını görmek benim için parayla ifade edilmeyecek kadar değerli bir mutluluk nedeni oluyor.
Bez Bebek ile beni bütünleştirip, kitaptaki Aytül olup olmadığımı soranlar, ailemde engelli birinin var olup olmadığını öğrenmek isteyenlere “Hayır.” Diye yanıt vermek de mutluluk nedenim. Çok şükür engelli değilim ve ailemde de engelli biri yok. Ama bu ömrümüz boyunca sağlıklı olacağımız anlamına da gelmez. Sonuçta hepimiz engelli adayıyız.
Ülkemizdeki 8.6 milyon engelli de bu sorunla doğmadı. Sonradan kazalarla aramıza katılan engelli sayısı azımsanamayacak kadar çok. O yüzden engelli olmamak, onlara karşı ilgisiz, umarsız, duyarsız kalmak anlamına gelmemeli ve çoğu zaman isteklerini dile getiremeyen, getirseler de dilediklerini kolayca elde edemeyen bu dostlarımızın her zaman yanında olmamız gerektiğini de düşünerek, çalışmalar yapıyorum. Tüm engelli dostlarıma buradan bir kez daha selam olsun. Hepsini de çok seviyorum.
Sevmek ve sağlık. Hayatın en önemli iki kavramı. İlk kitabım sağlığın önemini vurgularken, ikinci kitabımla da sevgiyi yazdım satır satır. Onun da adı “Bir Ömürlük Sevgili” oldu. Şu anda baskısı tükendiği için satışta değil ama Bez Bebek 4. Ve yenilenmiş baskısıyla yeniden sizlerle buluştu. İnşallah “Bir Ömürlük Sevgili” de çok yakında yeniden sizlerle olur.
Sevgi dedik, sağlık dedik. Bunları kaleme alıp kitap yaptım ve daha da yazmaya, kitaplaştırmaya devam ediyorum. Sizlerin ilgisi ve desteği sürdükçe de bu konularda, sosyal, toplumsal ve ikili ilişkiler konularında yazmaya, yazışmaya, paylaşmaya devam edeceğim.
Bugünlük bu kadar. Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.
Yorum: Ayşegül TOKER