PARDON. BAKAR MISINIZ?
Pardon. Bakar mısınız? Biraz olsun ekranınızın başından kalkar mısınız?
Rica etsem, başınızı şu klavyenin üzerinden ve birkaç santimlik görüntü alanından biraz olsun kaldırır mısınız? Devekuşlarının kafalarını toprağa-kuma gömmeleri gibi siz de gömmüşsünüz başınızı sanal âlemin alet edevatına. Sevdiklerinizin, dostlarınızın, çocukların elini tutmak dururken Mouse denilen, sert ve soğuk bir cismi kavramış, bırakmıyorsunuz. Hayat mücadelesi verirmiş, sonunda bir ödül kazanmak söz konusuymuş gibi gömülmüşsünüz ekrana, gözlerinizi saniye ayırmadan hırsla, öfkeyle birilerini yenmeye, geçmeye, üstün olmaya çabalıyorsunuz oyunlar sayesinde. Yaptıklarınızın size gerçek hayatınızda getirisi ne olacak? Para? Başarı? Kariyer? Aşk? Yemek? Güzel bir ev, güzel hayat?
Hayır. Hiç biri değil. İnternette oyunlarla, gereksiz meşguliyetlerle zaman öldürmenin size hiçbir kazancı yok. Ama kaybı çok. Geçen zamanın dışında, kaybettiğiniz ne kadar güzellik var göremediğiniz, harcayıp, yok ettiğiniz.
Hayatı yaşayın. Günlerin, saatlerin tadını çıkarın. Sanaldaki değil, yanı başınızdaki insanların ilgisiyle, sevgisiyle avunun, mutlu olun. Sanal isimlere, nicklere, oyunlara değil, ailenize ve sevdiklerinize zaman ayırın. İşte o zaman kazançlı olan siz olursunuz.
Hıncal Uluç bir yazı yazmıştı. Her şey yataktan kalkabilmekle ilgili diyordu. Yeter ki siz yataktan çıkın, planladıklarınızı yapmaya koyulun, çok şey kazanırsınız, daha güzel bir hayatınız olur mesajı veriyordu yazısında.
İyi güzel, yataktan çıkın da günü yaşamaya başlayın ama ekran başında da oturmayın. Sanal dünyadan çok daha iyisi, soluk aldığınız bir yaşam var ekrandan uzakta. Oyunlarda galip gelmekle kazanılmayacak kadar zor ama güzelliklerle de dolu olabilen bir hayat var dışarıda. Önce yataktan sonra da sanal dünyanın başındaki yerinizden kalkın lütfen.
Bakın! Bir bakın etrafınıza. Sanal âlemdeki garip isimlere, resimlere, lakaplara, gerçek üstü kahramanlarla dolu, yalancılığın cirit attığı, size zaman öldüren, gereksiz şeylerde hırs ve sinir yaptıran bir hayat yok çevrenizde. Yabancılaşmayın hayata, insanlara, dünyaya.
Dokunamayacağınız, koklayamayacağınız, yakın olamayacağınız cisimleri düz bir zeminde izleyip, yenmeye-kazanmaya, elde etmeye çabalarken gerçek hayatta yanınızda olanları kendinizden nasıl kaçırdığınızı ve dışarıda sizin yakalamanızı bekleyip, bir süre sonra gelmediğiniz için çekip gidecek ne imkânlar olduğunu görmüyorsunuz.
Hadi kalkın o ekran başından. Derin bir soluk olun. Göz sağlığınızı bozan, bir daha geri gelmeyecek zamanlarınızı çalan, hayatınızdaki insanlardan, doğadan, yaşamdan, yemek içmek, gezmek, dinlenmek, çalışmak gibi etkinliklerden alıkoyan sanallığı bırakıp, canlanın. Bakın o zaman hayatınız da yüzünüz gibi nasıl canlanacak ve can bulacak. İlişkileriniz sağlıklı ve uzun ömürlü olurken siz de öyle olacaksınız.
Yeter ki kalkın o ekran başından. Çok geç olmadan. Hadi şimdi.
Yorum: Ayşegül TOKER