Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Yazı Karakteri Boyutu:
   
15 Ocak 2009 Perşembe 19:50
  Coşkun Çelik
  
İŞİN BİRDE BU TARAFI VAR..

          Aslında hiçbirimizin yabancı olmadığı ve bir o kadarda yabancı olduğumuz genelde gereksiz görülen bir konu....İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları..

 Hemen hemen her gün  ya gazetede ya da televizyonda okuruz, izleriz. Şu fabrikada iş kazası şu kadar yaralı bu kadar ölü, Şu tersanede patlama... şu kadar ölü şu kadar yaralı şu kadarda maddi zarar vs vs ….

        Bizler toplum olarak yıllardan beri o kadar çok bu tür olayları duymuşuz görmüşüz ki; bu tür olaylar sanki işin bir gereği imiş gibi bir algımız oluşmuş durumda. Bu tür bir durumda, neredeyse tepkisiz kalmaktayız ve herhangi bir iş kazasını ya da meslek hastalığını normal karşılamaktayız. Birçoğumuz bu tür kazaların ve doğurduğu sonuçların hiçbir zaman önlenemeyeceğini düşünmekteyiz.

        İş sağlığı ve güvenliği (isg) işte tamda bu noktada devreye girmektedir.

Kısaca anlatmak gerekirse İSG: iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, güvenli ve verimli çalışma ortamının sağlanması, kişinin, işyerinin ve ürünün korunması, kişinin sağlığının korunması konularını kapsayan sistemli çalışmalar bütünüdür.

         Bir çalışanın yaptığı herhangi bir işten dolayı ölüm ,sakatlık, yaralanma ya da sağlığının bozulması kabul edilebilir bir durum değildir. Bütün bu durumların önlenebilmesi, minimize edilebilmesi zannedildiği kadar zor da değildir. İş faaliyetlerini devlet-işveren-çalışan üçgeni şeklinde düşünürsek isg herkes için fayda sağlayan bir sistemdir.

           Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım; Düşününki koruyucusu olmayan bir makineyle çalışan genç  bir çalışanımız var ve bu kişi iş sırasında makineye kolunu kaptırıyor,kolu kopuyor(İş kazaları istatistiklerinde buna benzer yüzlerce kaza olduğu görülmektedir)

Buradan yola çıkacak olursak: Devlet açısından: Bu kişi iş göremez durumda olacağı için devlet bu kişiye genç yaşında maaş vermek ve tüm sosyal güvencesini sağlamak zorunda. Bu durum elbette ki devletin görevleri arasındadır yalnız farkı şuki, zamansız olması..Buda devletin yani bizlerin kaybıdır..

İşveren açısından: İş kazasından dolayı kazalanan kişinin bütün sağlık giderlerini karşılamak zorunda , aynı zamanda son yasal mevzuatımızda ön görülen çok yüksek miktarlarda tazminatı kişiye ödemek durumunda, birde devlete ödeyeceği parasal cezalar var

Çalışan açısından: Kişi malul olacağı için başka bir işte çalışamayacak ya da aynı işine devam edemeyecektir. Malulen emekli olsa dahi prim gün sayısı ya da çalıştığı yıl sayısı düşükse normalde alması gereken maaştan daha düşük bir geliri olacaktır. Burada da çalışan açısında iki durum söz konusudur. Birincisi gelirindeki azalma yaşam standardını çok daha aşağıya çekecek, ikincisi içinde bulunduğu durumun psikolojik ve sosyal etkileri…..

    Peki.., duruma birde tersinden bakalım; Yani makinenin uygun koruyucusu var! Sizce yukarıdaki senaryo gerçek olur muydu?

Neticede bir tek kazanın devlet-işveren-çalışan açısından oluşturduğu sonuç en basit hesaplamayla ortadadır. Bu kayıpların dışında işyerindeki kazaya sebep olan makinenin arızası, ürün kaybı, bakım, tamir gibi daha sonra dolaylı etkileri de mutlaka olacaktır.

 İsg çalışmalarının olmazsa olmaz olduğu gerçeği iki durum arasındaki farkı fark ettiğimizde ortaya çıkacaktır. Örnek verilen makinenin uygun koruyucuya sahip olmasını sağlayacak şey İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarıdır..

 

Soru, Görüş ve Önerileriniz için: c.celik@bursabolgegazetesi.com

 

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur
YORUMLAR (5) adet
    önder maden
    çok haklısınız
    yazınıza canı gönülden katılıyorum katılmamak elde deyil gözümüze çok küçük olarak görünen ayrıntılar sayesinde kaç can kurtarılabilir allah bilir o insan hayatı bir makine koruyucusu kadar degersiz mi insan hayatı herşeyden degerlidir bu konu sizinde belirtiginiz gibi tek taraflı bir kazanc deyildir devlet işveren ve işci herkez kazanmaktadır. kısa vade gereksiz olarak görülen ayrıntılar koruyucudur ,risk analizidir, egitimdir bunlar mali külfet olarak görülebilir ama uzun vadede düşününce ne kadar yarar sağlandıgı bilise belki bu kadar bilinçsizce yaklasılmaz bu konulara umarım burdan gerekli merciler mesajı alırda herkes kazançlı olur devlet işveren işci yazılarınızın devamını bekliyoruz
    20 Ocak 2009 Salı 01:15

    yiğit
    bilinçsizlik
    doğru konuya değinmişsiniz fakat bizim ülkemizin insanı ne kadar bilinçli bilinmez tebrikler
    16 Ocak 2009 Cuma 08:16

    taner çomaklı
    Tebrikler
    size katılıyorum artık birileri duyması lazım .
    16 Ocak 2009 Cuma 00:25

    hızlıgonzales
    tebrik
    böyle bir konuda gerçekten çok bilinçsiziz bir milletiz bukonuda daha genişbir şekilde yorumlarınızı beklerizteşekkürler
    15 Ocak 2009 Perşembe 22:50

    barış levent
    doğrular
    size katılmamak hata olur yazılarınızın devamını beklıyoruz coskun bey...
    15 Ocak 2009 Perşembe 20:28

Yazarın Diğer Yazıları

    Anket
    Bursa il ve ilçelerinde hangi dalda yarışma düzenlenmesini istersiniz?
    Dans
    Tiyatro
    Ses
BELMAN AYDOĞAN
Uzm.Dr M.Ali Çelebi
Tüm Yazarlar
    BUGİAD BAŞKANI ALİ FUAT ER, BURSA’YI ‘MARKA KENT’ YAPABİLME DOĞRULTUSUNDAKİ HİZMETLERİNDEN DOLAYI BAŞKAN ALTEPE’YE TEŞEKKÜR ETTİ.
    Linkler
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
bursabolgegazetesi.com© 2007-2008,Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanması ve Yayınlanması Yasaktır