Bu UMRE ile ilgili yazıyı Kâbe-i Muazzama'dan gönderiyor ve hepinizi kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum.
Mekke’de de olsan Gazeteci için fark etmiyor.
Vakit gelince yazıyorsun.
Ama buralar çok farklı, kalbin huzur içinde her şeyin boş olduğunu, bir o kadar da insanın nereye gittiğini ne yapmak istediğini düşünmesi için güzel bir yer.
İnsanoğlunun bir hırs için neler yapacağını sizlere anlatmama gerek yok. Buradan yapılanlar aklıma geldiğinde ağlamak geliyor içimden. Her şey boş, bu dünya, yalan dünya…
Mevki, makam, para hırsı için insanlar birbirlerine her şeyi yapıyor.
Yalan, iftira, dedikodu ve adam öldürmeye kadar giden günahlar zinciri…
Her ülkeden farklı insanlar burada tek amaçları var.
Ne para, ne mevki ne de başka şey…
Tek düşünceleri ”Allah’a yalvarmak af dilemek…
Burada Cenabı Allahın misafirleriyiz.
Çok mutluyum çok.
Fakat Dünya’da yapılanları yaptıklarımızı aklıma getirince pişmanlık duyguları insanı eritiyor.
İslamiyet burada yaşanıyor.
Buranın atmosferi çok farklı.
Rabbim hepimizin günahlarını af etsin, bizlere buralara gelmeyi tekrar, tekrar nasip etsin.
Sizlere burada öğrendiğim çok güzel bir duayı yolluyorum.
Lütfen bunu saklayın ve bol, bol okuyun. LÜTFEN.
"İlâhî! Hamdini sözüme sertâc ettim, zikrini kalbime mi'râc ettim, kitabını kendime minhâc ettim. Ben yoktum var ettin, varlığından haberdar ettin, aşkınla gönlümü bikarar ettin, inayetine sığındım, kapına geldim, hidayetine sığındım lütfüne geldim, kulluk edemedim affına geldim.
Şaşırtma beni, doğruyu söylet, neşe’ni duyur, hakikati öğret. Sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, Yerdir bize hep yerdiklerini, yâr et bize erdirdiklerini. Sevdin habibini kâinata sevdirdin, Sevdin de hilati risaleti giydirdin.
Makam-ı İbrahim'den makam-ı Mahmûd'a erdirdin.
Server-i esfiyâ kıldın. Hatem-i Enbiya kıldın. Muhammed Mustafa kıldın. Salât ü selâm, tehiyyât ü ikram, her türlü ihtiram O'na, O'nun Âl ü Eshabü etbaına yarab!"
Allah’a emanet olun.
Medine’den de yazacağım sizlere.
Hoşça kalın.