Tekstilden perakendeye, alışveriş merkezlerinden otel ve enerjiye geniş bir alanda 700 milyon TL ciroya sahip dev bir şirket.
Sahibi son derece…
Mütevazi.
Sıcakkanlı.
Doğal.
Tam bir Osmanlı.
Onun adı Hüseyin Özdilek.
Ticaret ve Sanayi odasının kendisini ziyarete gittiğinde tanışma fırsatımız oldu.
Görüşmeye gittiğimizde kendisi 5-10 dakika geç kalmıştı.
Şirketten içeri girince bizleri görünce ilk dediği şey ”Özür dilerim sizleri beklettim, kızım misafirlerimi neden odama almadın oldu”.
Gayet samimi bir ortamda geçti görüşme, 62 yaşında olduğunu emekli olduğunda ilçemizde kurduğu dev tesislerde emekliğin tadını çıkarmak istediğini söyledi.
Yapılan ziyaretten çok mutlu olduğunu üstü üste vurguladı.
Şeyh Edebali Hazretleri'ni örnek alıyorum dedi.
Hatta dosya haline getirdiği şeyh Edebali tavsiyelerini bizlere gösterdi.
Size tavsiyem sizde uygulayın oldu.
Biz nereden geldiğimizi çok iyi biliyoruz diyerek “Şeyh Edebali’nin nasihatini hatırlattı.
Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.
Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”
Her anlattığında bir tecrübe, bir nasihat vardı.
Bu memlekette kazandık çok şükür, bu memlekete yatırımı seve, seve yapıyoruz dedi.
Diğer önemli mesajı şu idi.
İnsanı sevin ki, size bağlansın.
Yatırımınızı önce insana yapın, ona değer verin, ona yanında olduğunuz güvenini aşılayın.
Ben değil biz anlayışı ve güvenin olduğu her yerde başarı kendiliğinden gelecektir.
Samimi ortamda geçen bir görüşme sonunda bizleri kapıya yolcu etti arabalara bindiğimizde kendisi bize tebessüm ederek el sallamaya devam ediyordu.
Bu ziyaretten hepimiz etkilenmiştik.
Bir nevi herkes kendince dersler aldı.
Zengin olabiriz, fakirde…
Ama her şeyden önce insanız ve insana insanca yaklaşmak gerektiğini bir kez daha anladık.
Ey Oğul;
"İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür. Hırsımız, bencilliğimiz..."
Dünya garip bir han, hoyrat mekan,
İnsan bir garip varlık kabına sığmayan...
Hayat bir yudum su, bir anlık rüya...
Ömür bir kısa yol tekrarı olmayan...
ŞEYH EDEBALİ
Meyhane
Bektaşi’yi, rica minnet camiye götürmüşler.
Hoca başlamış anlatmaya:
Bir yer vardır ki orada, zengin fakir ayrımı yoktur.
Dertli giren neşeli olur. Oraya giren herkesin gönlü ferahtır.
Bilin bakalım, burası neresidir?
Bektaşi yanıt vermiş:
Neresi olacak, meyhane...