Verilmiş Sadakamız Varmış
İnegöl Ankara ya yakın ya, geleni gideni çok oluyor. Bakanı, bakmayanı seçeni, seçmeyeni gündem yoğun malumunuz önümüzde yerel seçimler var. Çalışma ister, iş ister. En önemlisi yatırım ister.
Hep siyasilerin yolu İnegöl’e düşecek değil ya benimde misafirim geldi Ankara’dan. Yok! O öyle çevre yolu açılışı, belediye başkan aday tanıtımı için gelmedi. Sadece benim için geldi. Beni özlediği için, bir de İnegöl köftesini sevdiği için gelmiş Ozan Seyfi. Telefonlaşır konuşurduk. Bu arkadaşım, dostum edebiyat dünyasından dır ve hiciv şairi ozan Seyfi. “ Seyrullah Vatansever.” Hani şu gündemden düşmeyen Bursa’nın yetiştirdiği yegane Savcılarımızdan Zekeriya Öz’ün kuzeni.
Geçende telefon açtı “ben İnegöldeyim! “ dedi. Şaşırdım. O da bana soruyor “ seni nerede nasıl bulurum?”
-Şu anda tam neredesin dedim?
Nedesin!
-“Topların oradayım.“
- ya seyfi ne top’u demeye kalmadı. Jeton düştü. Eyvah dedim bu kendine hicvedecek malzeme buldu ya ayrılmaz oradan. “
Laf aramız da birazda sevindim köfteyi ve rakıyı unutur .” Dedim. Neyse gittim aldım.
Yeni yapılan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik’in açılışını yaptığı dış çevre yolunun Ankara çıkış bağlantısı olan ve mobilyacıların olduğu yerde, belediye başkanımız Alinur Aktaş’ın yaptığı şu sembolik havuzların orada bir baktım. Bizim ozan seyfi, hac yoluna çıkmış bedevi gibi havuzun etrafında tavaf edip duruyor.
- Dostum “hoş geldin” dedim ve sarılmak istedim, sarılmadı. Direkt sordu.
- Bu ne ?
Parmağınla işaret ederek, havuzun üstünde ki yükseltiyi sordu. Hani seyfi’yi tanımasam, anlatacağın, bizim belediye başkanımız Sayın Alinur Aktaş bu sanat eserlerine 578 bin Türk iş lira harcadı,ve onlar inegöl’ün sembolleri diyeceğim ama...biliyorum ne diyeceğini Ozan Seyfi’nin.” Ben malımı bilirim. Çin malımı, yerli malımı? gerçi...kumaşı bellidir. Hakiki bulunmaz orjinal Bursa İpeğidir Ozan Seyfi.“
- Ben gidelim dedikçe, o bir daha döndü, bir daha döndü süs havuzlarının orada baktı, baktı “ ya üstat İnegöl’e Leylekler erken gelmiş?
- hayırdır...ne leyleği? Falan demeden. “ yok...yok..bunlar leylek yumurtası da değil? Billardo top’u hiç değil? Çünkü ıstakası yok.
Döndü bana ne desin... “Ya bu sanat eserinin ortaya çıkaran ustayı tanımak isterdim. Gerçekten çok merak ettim.” Dedi ve Süs havuzunun etrafında bir daha döndü.Top sakalını sıvazladı düşündü kafa salladı durdu. Eyvah dedim...kendi kendime, ya şimdi birde Bursa girişinde ki kalasları görse? Seyfi’nin diline düşeceğine Foseptik çukuruna düş daha iyi. Yoksa dünya aleme rezil eder. Gittiği yerde de anlatır, “İnegöl’e kalas olarak girdim. Top olarak çıktım.” Der mi der. Ozan bu sana.
Allah’tan inegöl’den hava karardıktan sonra gece götürdüm Ozanı Bursa’ya da vaziyeti az bir zaiyatla kurtardım.
Allahtan verilmiş sadakamız varmış.
Yorum : Şenol İlhan
İnegöl Söz Gazetesi