Seçimler bitti ve havalar da normale girdi. Geçtiğimiz günlerde yeni belediye Başkanı ve Belediye meclis üyeleri ilk toplantılarını yaptılar. Belediye başkan vekilini, komisyonlarda görev alacak meclis üyeleri belirlendikten sonra dilek ve temennilerle bir daha ki oturumda görüşmek için sözleştiler.
İzlediğim kadarıyla da bu sene ki belediye meclisi bir hayli uyumlu geçeceğe benzer. Fakat muhalefete çok iş düşecek. Tabii meclisin yükünü AKP çekecek. Kolay değil belediye başkanı Alinur Aktaş seçilmeden önce İnegöl halkına 60 tane proje sundu sunmasına ama... Gördüğüm kadarıyla içlerinde İnegöl otogarı ile ilgili hiç bir şey yoktu. Bilmeyenler diyeceklerdir otogar da ne var? Her şey tas tamam. Evet mimari ve estetik açıdan bakıldığında tamam gibi gözüküyor ama... Madalyonun arka yüzü öyle değil. O otogarın çilesini otobüs sahiplerinden çok otobüslerde çalışan muavinler çekiyor.
Evlerine üç kuruş ekmek parası götürmek için çalışan bu muavinler hem otobüs yolcularını temiz ve hijyenik ortamda seyahat ettirebilmek için araçlarını temizlemek zorundalar. Temizledikleri içinde İnegöl belediyesinin zabıtalarından para cezası yiyorlar. Sebebine gelince İnegöl söz gazetesi olarak biz, bunu bu satırlarda ve seçimlerden önce belediye başkanımız Sayın Alinur Aktaş'ın kendisine de söylemiştim. Kendisi de bu konu hakkında gerekeni yapacağını ve seçimlerden önce çözüm getireceğini söylemişti.
Hani diyorum millet hava kirliliğinden zaten zor nefes alıyor. Muavinlerde el arabası ile su taşımaktan fıtık veya zatürre olacak. Hastane, hastane gezecek. Otogarın arka tarafında otobüslerin park ettiği yere araç yıkamak için bir yer yapsan, bir iki çeşme koysan da bu garibanlar kendi imkanları ile yaptıkları uyduruk arabalarla su taşıma çilesinden kurtulsa. Ne dersin? Belediye bütçesine fazla bir yük getirmez.
Yoksa biliyorsunuz, sayın belediye başkanım Alinur Aktaş sonra birileri çıkar seçim meydanlarında İnegölde kimse aç kalmayacak, kimseyi susatmayacağız, kimse fıtık olmayacak der. Dilin kemiği yok söyler mi söyler. Sadece senin için değil bizim içinde söyleniyor ortalıkta bir şeyler. Neymiş, “ İnegöl SÖZ gazetesi seçim gazetesi imiş, yok AKP’nin gazetesi imiş te miş miş. ”
yok ya!
“ Nereden biliyorsun ?
Şimdi gelelim asıl meseleye “Bakın, İnegöl SÖZ Gazetesi için her söylediğinize her zaman cevap veririm ve veririz. Gerekirse her yerde hesap ve bedelde öderiz. Ama...benim hakkımda söylediklerinizi hesabını nasıl verirsiniz bilemem. Dedim gibi dilin kemiği yok. Yok ama benim dilimin kemiği bir kırılırsa ve ben sadece bildiklerimi yazmaya kalkarsam o konuşanlardan biri İnegölde duramazsınız. Şunu iyi bilin ben İnegöl de nerede ne dolaplar döndürdüğünü,kimin ne yaptığını ve hangi Plakalı özel araba içinde çevre yolunda ve ya Mudanya sahilinde orada, burada, şurada sekreteri veya çocuğu yaşındaki kızlarla ney yaptığını, yarım saatlik oynaşma için hangi mağazadan ne elbise aldığını da biliyorum. Açtırmayın kutuyu söyletmeyin kötüyü. Edebinizle oturun, oturduğunuz yerde. Sağa sola iftira, çamur atarak onunla bunun la uğraşarak kendinize iş çıkarmayın. Hiç Kimsenin özel hayatı hiç, kimseyi ilgilendirmez. Siz kendi çamurunu temizleyin önce üzerine bulaşan çamuru da başkalarına atmaya kalkmayın. Yazmaya başlarsam gora çölünde alırsınız soluğu.”
Gerçi İnegöl Halkı sizin gibilere de prim vermez vermedi de. Seçimlerde, Sandıkta kaybettiniz ama insanlıkta kaybetmeyin.
Yorum: Şenol İlhan