Canım Yenişehirim
Bir şehrin kimliğini yansıtır o şehrin en merkezi noktası.
Aslan yattığı yerden belli olur dedikleri gibi, şehirler de merkezleriyle akıllarda yer eder.
Sıralanacak güzel örnek çoktur ve tek tek örnek vermeye de gerek yoktur.
Bu noktada kendi gerçeğimizle yüzleşmek sanırım daha uygun olur.
Yenişehir’in kalbi neresidir denirse, akla gelen tek bir yer var;
Atatürk anıtının olduğu nokta… Hani “heykel” dedikleri yer…
Hani Bursa, Bilecik, İznik ve İnegöl’ün kesiştiği yer.
Belli saatlerde trafiğin ve insanların yoğunlaştığı bölge.
Başkaları halinden memnun mudur bilmem ama düzensizliğiyle beni fazlasıyla rahatsız eden,
Anıt çevresine gelişi güzel dizilmiş ve ne amaca hizmet ettiği belli olmayan, içi toprak dolu beton saksılarla donatılmış…
Etrafa park edilmiş araçların oluşturduğu sıkışıklıktan fazlasıyla nasibini almış…
Belli saatlerde bilmem hangi köyden öğrenci getiren minibüslerin, bilmem hangi fabrikaya işçi götüren otobüslerin buluşma noktası haline gelmiş…
Belki de rekorlar kitabına girerek, dünyanın bir şehrindeki en merkezi benzin istasyonu unvanını kazanabilecek…
Dönercisi, tostçusu, kokoreççisi hatta nohutlu pilavcısının değişik zamanlarda tezgâh açtığı…
Geçiş üstünlüğünün Bursa yolu üzerinden mi yoksa İznik yolu üzerinden mi bir türlü bilinemediği…
Ve daha sıralanacak bir sürü başlık varken, bana ayrılan sayfaya sadece bu kadarını sığdırabildiğim bir dolu abukluğun bir araya geldiği, “heykel” meydanımız…
Nasıl yapılır, ne yapılır, ne zaman yapılır daha da önemlisi “kim” yapar bilmiyorum ama bahsettiğim bölgede bir düzensizlik görmüyor ve rahatsız olmuyorsanız, bu yazıyı siz hiç okumamış ben de yazmamış olayım.
YORUMSUZ
Bursa Nilüfer Belediyesi geçtiğimiz 29 Ekim’de ‘Cumhuriyet için yürüyoruz’ etkinliği düzenledi. Belediye ‘Cumhuriyet Yürüyüşü’ne katılanlara üzerinde Atatürk’ün resmi olan ve altında ‘Devrimlerinin izindeyiz’ yazan bayrakları dağıttı. Yürüyüşün ardından kendisini Aşıklar ve Şairler Derneği Başkanı olarak tanıtan İlhan Yardımcı adlı kişi soluğu savcılıkta aldı.
İlhan Yardımcı, “Etkinlikte üzerinde Atatürk’ün resmi olan bayrak dağıtıldı. Bayrağın altında da ‘Devrimlerinin izindeyiz’ diye bir cümle var. 29 Ekim’de de ‘70 milyon Cumhuriyet Bayramı’nda Cumhuriyet için yürüyoruz’ ifadesini kullandılar. Bunlar milleti rahatsız ve tahrik eden unsurlar” dedi.
İlhan Yardımcı, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında ‘Ayrımcılık’ suçlamasıyla şikâyette bulundu. Savcılık, 5 Kasım’da belediye başkanı hakkında soruşturma açmak için İçişleri Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlık, 6 gün sonraki cevap yazısında Başkan Mustafa Özbey hakkında ön araştırma izni verdi.
Bunun üzerine Bursa Valiliği, Başkan Mustafa Bozbey’in yazılı ifadesini istedi.
Başkan Mustafa Bozbey, “Cumhuriyetin değerleri ve kazanımlarını, Atatürk ilke ve devrimlerini ve devamını savunduk. Bunları savunmak suç ise bedel ödemeye hazırım” dedi.
Bölgesel ve ulusal birçok basın kuruluşunda çıkan bu haberi sizinle aynen paylaştım, yürüyüşe katılan her görüşten insanın cumhuriyet için yürüdüğünü anladım da, İlhan Efendi gibilerin nereye yürüdüğünü bir türlü anlayamadım.
SON DAKİKA EKLEMESİ
Yazımı tamamlayıp teslim ettiğim andan 15 dakika sonrası.
Yer, “Heykel” meydanı arkası,
“İnce Sokak” girişi,
Sokak girişindeki büyük çukurun hemen yanındaki beton çıkıntısına takılarak patinaj çekmeye başlayan arabamı kurtarmaya çalışıyorum.
Bu sırada, sağ arka tarafa yığılmış demirlere de çarpmamam, su birikintisinden kaçmaya çalışan yayaya dikkat etmem ve çukurdan kurtulduktan 5 metre sonra karşıma çıkacak olan tümseğe yavaş girmem de gerekiyor.
Arabayı kurtarıyorum ama itiraf etmeliyim ki stop (istop da diyebilirsiniz) ettiriyorum. Bozuntuya vermeden motoru tekrar çalıştırıyorum.
O sırada yanıma yaklaşan bir mahalle sakini (ismi bende saklı kalacakmış, öyle istedi) gülerek yanıma yaklaşıyor, camı açıyorum,
- Sen ne biçim basınsın, yazsana İnce Sokak’ın durumunu, sürekli kazıyorlar, kapatmaları haftalar sürüyor, yaşlıları geçtim, biz bile yürüyemiyoruz, bizi de geçtim, sadece arazi araçları sıkıntı yaşamıyor, sözde şehir merkezinde yaşıyoruz.
- Yazamam
- Neden yazamazsın?
- Yazarsam tarafsızlığımı yitiririm, burası dedemin sokağı da ondan…
- Hayda…
- Hem bu haftaki yazımı 15 dk. önce bitirdim.
- Ne yazdın?
- Merkezdeki düzensizlikten bahsettim.
- İyi etmişsin.
- İyi etmişim ama, “İnce Sokak” gibi sokaklar oldukça ne heykele sıra gelir, ne de kendi sokağında yürüyemeyen halk, heykeldeki saksılara kafayı yorabilir.
- Canın sağ olsun
- Dostlar sağ olsun…
Yorum: Tayfun SIRMAN