Sivil Toplum Deyince
Sivil toplum örgütlerinin toplumdaki ortak çalışma bilincini geliştirmesi açısından sağladığı katkının ne denli önemli olduğu herkesin ortak görüşü.
Görevleri, amaçları ve hedefleri tüzüklerinde belirlenmiş, faaliyet alanlarıyla gelirleri ve giderleri kayıt altına alınmış, içerisinde demokratik anlamda bir yapı oluşturabilmiş derneklerin artmasının yukarıda değindiğim ortaklık bilincini geliştirmekle kalmayıp, yasa dışı, kayıt dışı örgütlenmelerin ve cemiyetlerin hareket alanı bulmasının da önüne geçeceği bir gerçek.
Topladığı yardımları, bağışları kayıt altında tutmadan ve hatta resmi bir sıfatı dahi olmaksızın faaliyet gösteren bir takım yapılanmaların mevcut olduğu gerçeği ortadayken ve bu yapılanmalara şu veya bu şekilde dur denemiyorken sivil toplum bilincini ülkemizde veya ilçemizde yerleştirebilmenin zor olduğunu da söylemek gerekir.
Bahsettiğim boşluklardan faydalanmak ve kayıt dışılıkla beslenmek suretiyle vatandaşın temiz duygularını suiistimal eden, görünüşüyle işleyişi birbirinden farklı olan yapılanmaları çözebilecek tarafsız, ilkeli ve korkusuz devlet adamlarına, yerel idarecilere ihtiyacımız var.
Bu anlamda birey olmanın önüne geçen, hür iradeyi bir kenara iten, sömürüye dayalı her tür yapılanmaya dur diyebilmek için bilinçli vatandaşlara da büyük görevler düşüyor.
Hangi amaca hizmet ederse etsin, mali ve idari anlamda şeffaf olmayan, resmi makamlara hesap vermeyen oluşumlar toplumun büyük bir kesimini rahatsız ve huzursuz etmektedir.
Yorum: Tayfun SIRMAN