Ben söyledim oldu
Seçim öncesi Bülent Hamdi Cingil’in, MHP adayı Mehmet Kaya ve CHP adayı Fahrettin Bilgit hakkında ciddi iddiaları vardı. Aynı şekilde Fahrettin Bilgit ve Mehmet Kaya’nın da Bülent Hamdi Cingil hakkında ortaya attığı iddiaları hepimiz biliyoruz.
Seçim sona erdi, kazanan isim Bülent Hamdi Cingil oldu. Ancak meclisin oluşumu bir önceki döneme göre biraz daha farklı. Seçimden önce birbirleri hakkında inanılmaz iddialarda bulunan her üç parti de mecliste temsil ediliyor. Herkesin dilindeki “Renkli bir meclis olacak” söyleminin çıkış noktası da bu. İnsanlar seçimden sonra da bu çekişmenin süreceğini düşünüyorlar. Oy verdiği partiden oyunun hakkını isteyen ve sıkı bir muhalefet beklentisi içinde olan seçmenler de yok değil. Bunun dışında MHP’li ve CHP’li üyelerin her koşulda muhalefet anlayışıyla hareket etmelerini isteyen bazı partililer var. Genel kanı ve aynı zamanda benim şahsi düşüncem de şu; her kim birbiri hakkında bir iddia ortaya atmışsa kanıtlamak zorundadır. Elbette ki bunun yeri meclis olmamalıdır. O salon şahsi kızgınlıkları dışa vurma yeri değildir. Ancak: «Seçim yarışında her yol mübahtır» anlayışını da doğru bulmuyorum. «Ben söyledim oldu» demek ve söylediklerinin unutulmasını beklemek halkı yanlış yönlendirmekle eş değerdedir. Sadece iddia edip iddiasının gereklerini yerine getirmeme alışkanlığı çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bütün taraflardan beklentim bu konuda daha hassas olup, en azından bundan sonraki söylemlerinde daha dikkatli olmaları ve huzurlu bir politika izlemeleridir.
Komplo teorileri
Seçimde aldığı oylarla hayal kırıklığı yaratan partilerden birisi Demokrat Parti. Aslında Yenişehir’de aldığı oy oranları DP’nin ülke genelindeki oylarıyla paralellik gösteriyor. Ancak buna rağmen partinin Yenişehir’deki oy oranıyla ilgili bazı söylentiler var. Bana göre konuyu buraya taşımak bile gereksiz ancak bazı kişiler tarafından öyle komik teoriler ortaya atılıyor ki bu iş bu kadar basit midir diye sormak geliyor içimden. Kimileri bu komplo teorilerini AKP-DP arasında senaryolandırırken kimileri DP-MHP, kimileri de DP-CHP arasında kuruyor. Tüm partiler birden konunun içine dahil oluveriyor. İnsanların seçim öncesi ve sonrasındaki heyecanlarını anlayabiliyorum ancak duygularını insanları zan altında bırakarak açığa çıkaran insanları anlayamıyorum.
Yorum: Tayfun Sırman