Ne Güzel Şey
Ne güzel şey…
Ne güzel şey savaş görmemiş bir nesil olmak,
Sokaklarında silahların patlamadığı, tankların, topların, tüfeklerin gölgesine hapsolmamış şehirlerde yaşamak.
En ufak kıvılcımda ateş topuna dönen dünyadaki diğer coğrafyalara inat farklılıklarımızla yaşamayı bilmek.
Ne güzel şey bizlere bu hediyeyi veren Atalarımızın torunları olabilmek.
Türk olabilmek, Türkiyeli olabilmek, Anadolulu olabilmek ne güzel şey.
Çanakkale’de omuz omuza verilen mücadeleyi, kurtuluş savaşında sürdürmek ve yok olmuş bir ülkeyi, yorgun düşmüş, gülmeyi unutmuş bir milleti küllerinden var etmek. Millet olduğunu öğretmek ne güzel şey.
Yine en ufak karışıklıkta sınırları değişen, bayrağı değişen, başkenti hatta ismi değişen ülkelerin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olabilmek ve bizler farkında olmasak da bizim yerimizde olmak için her şeyini verebilecek milletlerin olduğunu bilmek ne güzel şey.
Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz gireceği günlerin hayalini kurarken, dünyadaki 100’e yakın ülkeye sadece pasaportuyla elini kolunu sallayarak girebilen bir ülkenin vatandaşları olabilmek ne güzel şey.
Tüm bu güzelliklere dışarıdan bakabilmek, aslında ne kadar çok şeye sahip olduğumuzu görebilmek, elimizdekinin kıymetini bilmemiz gerektiğini anlamak ne güzel şey.
Avrupa kıtasının gülmeyi özlemiş ülkeleri Makedonya, Kosova, Arnavutluk ve Bosna Hersek’teki seyahatim sürüyor. Haftaya görüşmek ümidiyle….
Yorum: Tayfun Sirman