Sizinle Anlaşamadığımız Noktalar Var...
Yenişehirliler Derneği yönetimi geçtiğimiz hafta içinde Yenişehir’de bir dizi ziyarette bulundu.
Eksik olmasın, Derneğin Genel Sekreteri Ercan Özel gelmelerine kısa bir süre kala beni de aradı ve dernek yönetimi olarak Yenişehir’in gündemindeki bazı konular hakkında fikirlerini paylaşmak ve beni ziyaret etmek istediklerini söyledi.
O sırada Yenişehir’de olmadığım için bu görüşme gerçekleşemedi. Ancak derneğin fikrini ortaya koyduğu konu başlıklarını içeren basın bülteni elime ulaştırıldı.
Basın bülteninde 3 önemli gündem maddesi üzerinde durulmuş; ilki ilçemize kazandırılması düşünülen ve Yenişehir Belediyesi ile Yenişehir Ticaret Odası tarafından Ankara’da yapılan çeşitli girişimlerle hayata geçirilmeye çalışılan Tarımsal Organize Sanayi Bölgesi.
Diğeri, yıllardır yılan hikâyesine dönen, yatağından akan siyah ötesi suyuyla Yenişehir çiftçisinin ürünlerini suladığı Kocasu Deresi ile Boğazköy Barajı projesi.
Son başlıkta ise Yenişehir’e yapılması düşünülen tehlikeli atık yakma tesisiyle ilgili derneğin görüşlerine yer veriliyor.
Tarımsal Organize Sanayi Bölgesi ile Kocasu Deresi ve Boğazköy Barajı Projeleriyle ilgili Yenişehir kamuoyunun tek vücut olması gerekliliğinin üzerinde duran Yenişehirliler Derneği, sonuç alınması için kendilerinin de ellerinden gelen her tür desteğe hazır olduklarını ifade ediyor.
Ancak kendileriyle aynı fikirde olmadığım ve diğer 2 başlıkla çeliştiğini düşündüğüm konu tehlikeli atık yakma tesisi konusu.
Yenişehirliler Derneği bu konuyla ilgili aylar süren sessizliğini bu basın açıklamasıyla bozmuş görünüyor. Ama kullanılan kelimeler hiç de yabancı olmadığımız bir üsluba sahip. Açıklamada, konunun bilimsel çevrelerce derinlemesine incelenmesinin gerektiği üzerinde durulurken “Zararlıysa karşı çıkalım, zararlı değilse destek verelim” tarzı hâkim.
Dediğim gibi, ben bu tarzı bir türlü benimseyemedim. Yenişehir halkı da benimseyemedi.
Yenişehir’in çözüm gerektiren konularda tek yürek olması gerekliliğine sonuna kadar katılıyorum. Atık yakma tesisine tepki noktasında bu başarıldı. Konuyla ilgili fikir birlikteliği artarak devam ediyor. Atık tesisiyle ilgili girişimler devam ederse bu tepkinin farklı boyutlara taşınacağını da düşünüyorum.
Tek vücut olup, fikir birlikteliği sağlayacağımız diğer konular belli, Tarımsal Organize Sanayi Bölgesi ile Kocasu ve Boğazköy projesi. Diğer konuda Yenişehirli’nin fikri zaten açık…
YENİŞEHİRLİ “SADECE” KENDİNE GÜVENİYOR
Tehlikeli atık yakma tesisinin Harmancık ilçesine yöneldiği konusu kamuoyunda farklı algılandı.
Mustafakemalpaşa’nın İnatlar Köyü’ne Emircan Grup’a bağlı AFÖ Enerji Ltd. adlı şirket tarafından yapılmak istenen atık bertaraf tesisinin bir benzeri MESS tarafından Yenişehir’e yapılmak isteniyor. Mustafakemalpaşa ile Yenişehir’e aynı anda yatırım yapmak isteyen firmalar aslında farklı firmalar.
İnatlar Köyü’ne AFÖ tarafından yapılmak istenen tesis çevrecilerin ve bölge halkının yoğun çabası sonucu kurulamadı. İşte bu noktada AFÖ Enerji Ltd. rotasını Harmancık’a çevirdi. Yani Harmancık’a yönelen MESS değil, AFÖ.
Ancak, konuyla ilgili geçtiğimiz haftalarda ilginç bir gelişme oldu. AFÖ’nün de bağlı olduğu Emircan Grup’un sahibi Fuat Doğan’ın basına yansıyan ifadelerinde Yenişehir’de yatırım yapmak isteyen MESS’e açıkça gözdağı verdiği görüldü. Çevre Bakanlığı’nın temayüllerine göre Bursa’da tehlikeli atık yakma tesisi yatırım hakkının sadece tek firmaya verildiğini, ikinci bir firmanın hiçbir surette bu yatırımı yapamayacağını söyleyen Doğan, o firmanın da kendi firmaları olduğunu açıkça vurguladı. İnatlar Köyü’nde kendi yapmak istediği tesise direnen çevrecilerin ve halkın Yenişehir’de de direnmesi gerek diyen Doğan, “Çünkü orada bu tür bir tesis kurulduğu haberi duyulursa Avrupalılar Yenişehir'den biber almazlar. İspanya da bunu çok iyi kullanır. Tarımsal üretim alanında ne kadar temiz olursa olsun, atık yakma tesisi kurmak cinayet olur.” şeklinde konuştu ve bu tesisin Yenişehir’e yapılamayacağını söyledi.
Bu açıklamalardan sonra Yenişehir’de işi zaten zor olan MESS’in daha da zora girdiği gözüküyor. Harmancık’ın, Yenişehir ve Mustafakemalpaşa’yla karşılaştırıldığında bu yatırıma daha çok ihtiyacı olabilir. Çünkü bölgede tarım ve hayvancılık yok denecek kadar az. Bahsettiğim konuyla ilgili herkesin kafasındaki soru işaretleri ortak. Komplo teorileriyle yaşadığımız 21. yüzyıl Türkiye’sinde akıllara ister istemez bu durumun bir gündem değiştirme veya bir hedef saptırmaca olup olmadığı soruları geliyor.
Tabii ki Yenişehir halkı bu söylentilere bel bağlamıyor, kendi gücüne inanıyor. Ne Yenişehirli, ne de tesise karşı mücadele veren Sivil İnisiyatif Grubu işini şansa bırakmayacak. Mustafakemalpaşa’da verilen mücadele Yenişehir’de de veriliyor, verilmeye de devam edecek.
YENİŞEHİR OVASI NEDEN DIŞLANDI?
Geçmiş yıllarda tarımsal bölgeler ve bu tarımsal bölgelerle ilgili verilecek devlet desteklemeleri coğrafi bölgeler yada il sınırları esas alınarak yapılırdı.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın bununla ilgili resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bir uygulaması var. Uygulamaya göre tarımsal bölgeler bağlı bulundukları il yada coğrafi bölgeler dışında gruplandırıldı.
Türkiye’de 30 tane tarım havzası belirlendi. Bunlardan 3 tanesi Bursa’nın ilçelerini içine alıyor. Güney Marmara Havzası, Söğüt Havzası ve Kaz Dağları Havzası.
Gemlik, Gürsu, İznik, Karacabey, Mudanya, Nilüfer, Orhangazi, Osmangazi, Yıldırım ilçeleri Güney Marmara Havzası’nda.
Mustafakemalpaşa ilçesi ise Balıkesir, Çanakkale, ve Manisa ile birlikte Kaz Dağları Havzası’nda yer alıyor.
İşin bu noktasında bana ilginç gelen bir durum var.
Yenişehir, Söğüt Havzası’na verilmiş.
Bu grup içinde Büyükorhan, Harmancık, İnegöl, Keles, Kestel, ve Orhaneli gibi ilçeler var.
Yani, Yenişehir nispeten daha verimsiz hatta daha bozkır bir iklimin içine itilmiş. Hal böyle olunca Yenişehir çiftçisinin destekleme alacağı ürün grupları da buna göre farklılaşacak. Söğüt Havzası’nda yer alan Yenişehir, Güney Marmara Havzası’nda bulunan Karacabey’in aldığı desteği alamayacak. Halbuki bizim domatesimizin, biberimizin, salatamızın, fasulyemizin ne Karacabey’den ne de Mustafakemalpaşa’dan eksik kalır yanı var. Hatta fazlamız var.
İnsan bu durumda sormadan edemiyor.
Yenişehir’in Söğüt Havzası’nda işi ne?
Bununla ilgili Yenişehir Kaymakamlığı, İlçe Tarım Müdürlüğü, Ziraat Odası, Yenişehir Belediyesi ve sivil toplum örgütleri bir komisyon kurup işin üstüne gitmelidir. Biz neden dışlandık diye sorulmalıdır…
Yorum: Tayfun Sırman