Şark Kurnazlığı
Uzun zamandır elden ele dolaşıyor.
Kimin yazdığı belli değil...
Yazıyı okuyanın 2 kopya yaparak dağıtması isteniyor son paragrafında.
Geçen gün bir kırtasiyeciyle sohbet ettik. Günde en az 10 farklı kişi gelip fotokopi çektirip çoğaltıyormuş.
Başbakanın deyimiyle "Şark Kurnazlığı" ile yazılmış o malum yazıdan bahsediyorum.
Milli Eğitim tarafından yapılan servis ihaleleriyle ilgili olarak Bülent Hamdi Cingil, Eski Milli Eğitim Müdürü, bazı belediye meclis üyeleri ve bir kooperatif yöneticisiyle ilgili ilginç iddiaların yer aldığı tek sayfalık bir kağıt. Özetlemek gerekirse Servis-taşıma ihalelerinde usulsüzlüklerin yapıldığı, bu işten nemalanan kişilerin olduğu ve bazılarının da bu duruma göz yumduğu şeklinde bir içeriğe sahip.
Dedim ya "Şark Kurnazlığı"
Bu işlerin içinde olan biri ya da birileri tarafından yazıldığı apaçık ortada.
Ama yöntem yanlış ve hiç de şık değil.
Her zaman yapılan hataya düşülmüş.
Arkaya saklanma alışkanlığı tekrarlanmış.
Ben topu ortaya koyarım, başlama vuruşunu kimin yapacağına karışmam, gol olursa ortaya çıkarım denmiş.
Bir konuda ciddi iddialar ortaya atıyorsanız. Kanıtınız olmasa da cesaretiniz olmalı.
En azından "Benim bazı şüphelerim var" diyebilmeli ve altına da imzanızı atabilmelisiniz.
Yoksa söyledikleriniz hikayeden öteye geçmez.
Hikayelerde de atı alan Üsküdar’ı geçer.
ÇOK ŞEY Mİ İSTİYORUM?
Tam 2 sene önce bu haftaydı.
Terör örgütünün saldırıları sonucu onlarca askerlerimiz birer gün arayla şehit olmuştu.
Türkiye’nin birçok yerinden tepkiler yükseliyordu.
Yenişehir’de de Yenişehirliler Derneği’nin organizasyonuna destek veren sivil toplum örgütleri ile binlerce vatandaşımız "Teröre Lanet Yürüyüşü" gerçekleştirmişlerdi. Yürüyüşe yetişemedim ama Atatürk Anıtı önünde toplanıldığında oradaydım. Harika bir manzaraydı.
Dediğim gibi aradan 2 yıl geçti.
Çok şey değişti.
Şimdi düşünüyorum da,
Acaba Yenişehirliler tekrar toplanır da akşamları haber bülteni izlemekten nefret ettiren görüntüleri protesto ederler mi?
Çok şey mi istiyorum acaba?
MESS’TEN TOPRAKDERE AÇILIMI
MESS Proje CEO’su ve Yürütme Kurulu Başkanı Çetin Atsür,
Kendisi gerçek bir profesyonel.
Konusunun açıldığı her ortamda söylüyorum, burada da yazmakta sakınca görmüyorum.
Çetin Bey, insan ilişkilerini iyi yöneten, kibar ve saygılı biri.
Görevi, MESS’in Yenişehir’de kurmak istediği atık yakma tesisiyle ilgili gerekli girişimleri yapmak, kamuoyu oluşturmak, insanları ikna etmek vs.
Öyle ki MESS’in resmi olarak Subaşı Köyü’ne tesis kurma niyetini ortaya koyduğu tarihin öncesi ve sonrasında Çetin Atsür’ün harcadığı çaba ve belli kişiler üzerinde kurduğu bire bir iletişim stratejisi profesyonelce. Ancak kendisinin Subaşı konusunda başarılı bir sonuç elde ettiğini söyleyemem.
İşin başında yaptıkları hatayı kendisine bizzat telefonda söylemiştim. İleriki bir yazımda sizlere de aktarırım.
Atsür’ün aynı zamanda profesyonel basketbolculuk ve antrenörlük geçmişi de var.
Bu sebepten olsa gerek Çetin Bey geçtiğimiz günlerde güzel bir feykle (çalım) tesisin yönünü Toprakdere Köyü’ne çeviriverdi.
Köy muhtarı Fikret Ak’la Bursa’da özel bir yemek yiyen Atsür bu tesisi Toprakdere’ye kurmak istediklerini açıkça söylemiş.
İşin detayları ileriki günlerde meydana çıkacak.
Yenişehir Sivil İnisiyatif Grubu, hafta içi köye bir ziyaret gerçekleştirdi. Köylünün tesisle ilgili düşüncesi Subaşılılar’dan pek farklı değil. Sadece kafaları biraz karışık. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar.
Biz de ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.
Hani TÜBİTAK’a soracaktınız diyoruz. Zararlı değilse neden bölge konusunda farklı arayışlarınız var diyoruz.
Daha söyleyeceğimiz çok şey var diyoruz.
Şimdilik bu kadar.
Yorum: Tayfun Sırman